"Bazı aşklar yalnızca kalpte hissedilmez.
Onlar, kanla yazılır.
Bazı davalar sadece mahkeme salonlarında görülmez.
Bazı sırlar, tanıkların değil, kalbin sustuğu yerde saklıdır.
Ve bazı hikâyeler... suçla değil, bakışla başlar.
Bu bir aşk değil.
Bu, güvendiğin her şeyin yerle bir olduğu bir savaş.
Yasaların sınır çizemediği, susmanın bile itiraf sayıldığı bir gerilim.
Ve içinde, yavaş yavaş büyüyen bir bağlılık.
Yanlış zamanda, yanlış yerde...
Ama en doğru kalpte.
Suç dosyaları kapanabilir.
Ama bazı duygular kapanmaz.
Bazı insanlar, kalbine hüküm giydirir.
Bu hikâyede herkes bir günahın ortağı.
Ama sadece biri... soylu.
Alin, Kiraz çiçeği mahallesinde kendi halinde yaşayan bir kızdır. Ancak bu sade yaşamı, mahalleye geri dönen arkadaşının abisi Kılıç ile bozulur.
Bazen bir salıncak, bir kıvılcımı doğurur.
...
Şimdi izninizle size soruyorum.
Siz de bizimle salıncağa binmek ister misiniz?
Unutmayın, salıncaklar sadece mutlu etmez. Aynı zaman da yakar. Öyle bir yakar ki mutluluk duyarsın alev almaktan.
Ta ki kül olana kadar.
...