Bazı kapılar çaresizlikle çalınır... bazıları kaderle açılır.
Soğuk, tenimin altına işlerken ben artık yalnızca kaçmıyordum...
Bir şeyden kurtulmaya değil, birine sürükleniyordum.
Gölgeler bana susmayı öğretti. Hayatta kalmak için önce susmalı, sonra izlemeliydim.
Ve işte o an, karanlık bir eşiğin önünde durdum.
Camın ardında sadece bir adam vardı.
Onun adı Miran'dı.
Benimse adımı bile söylemeden gözlerimin içini görmüştü sanki.
Bir yabancıydı... ama aynı zamanda her şeyi bilen biri gibi duruyordu.
Ben bir yangından kaçarken, onun içindeki sessizliğe düştüm.
Ama bilmediğim bir şey vardı:
Beni oraya çağıran, sadece şans değildi.
Belki de hiç seçeneğim olmamıştı.
(CC) Attribution-ShareAlike