ALTIN HANÇER

ALTIN HANÇER

  • WpView
    Reads 183
  • WpVote
    Votes 113
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 2, 2025
Çiçeklerin soluksuz kaldığı, insanların kafesi özgürlük sandığı bir yerdi, yeraltı. Kafes onlar için yaşamdı, onlara verilmiş bir özgürlüktü. Fakat bundan sıkılmış olan biri vardı. Elindeki hançer hep kanla doluydu, artık kafesteki özgürlük sona ermişti. Birileri kafesin kapısını kırmıştı. Altın Hançer. Katilin arkasında kanlı bir hançer vardı ama katil hala yaralı değildi. İşte son kaçıştı. Son yakalanış. Sondu. Hangi sondu? Perde bitmemişti. Daha yeni başlıyordu. Altın Hançer kimdi? Özgürlüğü arayan bir katil mi yoksa bütün oyunu bozacak olan biri mi? Kitap tamamen hayal ürünüdür. Kitapta fazlasıyla kan, ölüm, vahşet, işkence sahnesi bulunmaktadır. Eğer hassassanız okumanızı çok tavsiye etmem.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KIZIL GECE
  • İ�çimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines