Oda, tam önünde duran arkasını dönmüş bu adamla bakıştı bir süre. Gözleri kahverengiydi ve alacalı bir yanı yoktu. Yine de bu yorgun gözler, Oda'nın ruhunu delip geçiyordu. Dünya sessizliğe büründü bir an. Barın loş ışıkları yanıbaşlarındaki pikaptan çalan caz müziğin tınısına karışıyordu. Önlerindeki yarım içkiler, zamanın ağır aktığını haykırıyordu. Ne bir selam verdiler birbirlerine, ne de isim sordular. Sadece sessizce bakıştılar. Oda, herkesin gözden kaçırdığı bir hüzne baktığını anladı. Ve belki o an, Bar Lupin'in en uç köşesinde iki yalnız ruh, birbirlerine biraz olsun iyi geldi.
bunları yazma amacım okunmak ve insanların tebriği değil sanırım, yazmak istedim sadece kimse beğenmese ve okumasa da idc
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang