"Eğer bir gün bir kalp bu çiçeği solmadan önce görebilir ve sadece bakarak değerini anlayabilirse, karşılıksız aşk bir daha tekrarlanmayacak... ve ruh sessizlikten kurtulacaktır."
Bu hikâye;
kendini saklayan kalplere,
sevilmeye layık olmadığını sanıp bahçesini dikenlerle çevirenlere
ve bir gün kapıyı çalan o sevgiye geç kalmış olanlara ithaf edildi.
Söylenemeyen her "seni seviyorum"a,
dilimde çiçek açamayan bütün kelimelere
ve sevmenin yetmediğini anlayan kalbime...
Bu bir masal değil.
Çünkü bazı güzeller kurtarılmaz,
bazı canavarlar sevilmez
ve bazı çiçekler
geç açtığı için solmuş sayılır.
"Seni bu tozlu köşke hapsettiğim için benden nefret edeceksin. Ama bilmediğin bir şey var küçük hanım; asıl hapis olan benim, bu zamanın içine... Ve seni kurtarabilmemin tek yolu, seni bu hapishaneye ortak etmek."
Zaman, kum taneleri gibi parmaklarının arasından kayıp giderken, Azize kurtuluşu köşkün kapılarında arıyordu; oysa kurtuluş, dudaklarının arasından dökülmeye korktuğu o tek bir cümlede saklıydı.
(Hikaye "Güzel ve Çirkin" masalından, ve Smeraldo çiçeğinin hikayesinden esinlenerek yazılmıştır. En büyük ilham kaynağı "The Truth Untold" şarkısıdır)
All Rights Reserved