Birgün bir ülkede Liseli, Yakışıklı İki Beyefendi yaşarmış. Ve bu iki beyefendi çok iyi arkadaşlarmış. Ve bu iki arkadaştan yakışıklı, zeki, kolejde yarı burslu okuyan Beyefendi Berka ile onun en iyi arkadaşı olan aynı onun gibi yakışıklı, zeki, aynı kolejde yarı burslu okuyan saftrikoğlan olan diğer bir Beyefendimiz Mert.
Hmmmm, Evet! Şimdi de başka bir Ülke.
Birgün başka bir ülkede de Liseli, Güzel Mi Güzel İki Hanımefendi yaşarmış. Ve bu iki hanımefendi de çok iyi arkadaşlarmış. Ve bu iki arkadaştan güzel mi güzel, asi kızımız Hanımefendi Ece ile onun en iyi arkadaşı olan güzel mi güzel sarışın Hanımefendimiz Merve.
Kısaca, uzun lafın kısası:
Bu iki ayrı ülkede yani bu iki ayrı lisede; kolejde okuyan Mert ile Berka ve kız lisesinde okuyan Merve ile Ece.
İŞTE, ŞİMDİ BAŞLASIN BU DÖRTLÜNÜN HİKAYESİ!!!!!!!
Konuşamayan bir kadınla,sert asker bir adamın hikayesi
"Cesaret,ilk darbeden sonra korkmadan adım atmaktır Kurttan.Sonuda,sonu gelmez zaferdir."
Belimdeki ellerinin an ve an sıklaştığını hissettim.Bunu neden yaptığını bilmiyordum.
"Sen sen ol bir daha kazandım diye gardını indirme.Yoksa düşmanın gelir ve seni burada bırakır,sende arkada kalır bir daha düşmanına yetişemezsin"
___________________________________________
Siz:Ya hangi cimri adamsın bilmiyorum ama
Siz:Şu annen denen huysuz kadına yeni bir telefon al!