Gökhan hazalın ona sarılmasıyla bir an dondu kaldı , kalbinin ritmi hızlandı ama sonrasında ellerini hazalın beline sardı . Sırtını yatıştırıcı bir şekilde okşadı , burnunu hazalın saçlarına gömdü . Hazalın kokusu ilk defa burnuna doldu ama o kokuda içine dokunan birşey vardı , hazal aynı annesi gibi kokuyordu . Annesi gibi huzur kokuyordu ev gibi kokuyordu yuva gibi kokuyordu . Bu kokuyu yıllar sonra yeniden ciğerlerine çekince gökhan hazala daha sıkı sarıldı düşünmeden onu kucağına çekti . Hazal şimdi gökhanın kucağında oturuyordu , hala birbirlerine sarılı haldeydiler . Gökhan yıllardır hasret olduğu kokuyu bulmuştu hemde aşık olduğu kadında bulmuştu burnunu hazalın boynuna sürttü o an ne geçmiş ne gelecek aklında sadece hazal vardı . Hazalın yanaklarına ellerini koydu ve o an bile düşünmeden yaptı , hazalın dudaklarına kapandı onu öptü sanki yıllardır hasret kaldığı dudaklardı onlar , çölde susuz kalmış gibi doya doya öptü hazalın dudaklarını ilk defa kendini evinde hissetti , ait hissetti .
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang