Kanlı Yelken

Kanlı Yelken

  • WpView
    Reads 9
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Sep 1, 2025
Beni mi arıyorsun yoksa?" Diye konuştu tok bir ses. Hızla dirseğimi karnına geçirmek için haraket ettim ama o benden önce davranarak bileğimi büktü ve döndürerek bir kolunu boğa bilecek şekilde boynuma doladı diğer eliyle ise kollarımı arkadan birleştirerek, etkisiz hale getirdi. Kulağıma fısıldadı. "Afferin sana, buldun beni." O konuştuğunda tüylerim diken diken oluyordu. Aslında onunla dövüşecek güce sahibtim ama insanların üzerinde öyle bir etkisi vardı ki kendimi diken üstünde hissediyordum. Korku muydu? Hayır ama garib bir etkisi vardı. Öyleki kurtulmak için tek bir hareket dahi yapamıyordum, kapana kıstırmıştı beni. "Seni burada bulmayı beklemiyordum." Diye konuştum, en sonunda tutduğum nefesi vere bilmiştim. Yüzünü göremesemde dudaklarının alayla kıvrıldığını biliyordum. "Benim gemimde beni aramıyor muydun?" "Hayır." "Yalancı." Diye fısıldadı beni öne doğru iterken. Arkamı döndüğümde onu göremedim, geminin etrafını havadan dolayı duman sarmıştı. Etrafımda dönmeye ve onu aramaya başladım. Ama başım o kadar fazla dönüyordu ki. "Yalancıları sevmem." Diye duyduğum ses son sesti. Gözlerimi yeniden açtığımda onun rehinesi olarak uyanmıştım...
All Rights Reserved
#350
korsan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines