ZEHİRLİ KADER

ZEHİRLİ KADER

  • WpView
    Reads 639
  • WpVote
    Stimmen 13
  • WpPart
    Teile 1
WpMetadataReadErwachseneninhaltLaufend
WpMetadataNoticeZuletzt aktualisiert Sa., Okt. 4, 2025
WpInfo
Belletristik
Romantik
Bazı aşk hikâyeleri sadece başlar ve biter. Bazılarıysa, yıllar sonra geri döner ve kalplerde unutulmaz izler bırakır. Yıllar önce onu istemeye gelen adamı reddeden bir kadın... Ve kaderin sessiz planı: Yıllar sonra, hiç beklemediği bir anda, yeniden karşılaşmaları. Geçmişin kararları, kalbin kırıkları ve pişmanlıkların gölgesi, onların yollarını yeniden kesiştiriyor. İnsan, kendi iradesiyle bir yol seçerken, zaman ve kader sessizce hesaplaşıyor; aşk ise hem zehir hem şifa olarak ortaya çıkıyor. "Zehir Kader", aşkın, pişmanlığın ve kaderin ince çizgisinde yürüyen bir roman. Her sayfasında, kalbin derinliklerine dokunan bir fısıltı var. Okuyucu, reddedilen bir sevdayı, yılların ardından tekrar karşısında bulmanın sessiz heyecanını ve duygusal yoğunluğunu hissedecek. Geçmişin gölgeleri, aşkın sarsıcı gücü ve kaderin sessiz fısıltısı arasında unutulmaz bir yolculuğa hazır olun.
Alle Rechte vorbehalten
Werde Teil der größten Geschichtenerzähler-CommunityErhalte personalisierte Geschichtenempfehlungen, speichere deine Favoriten in deiner Bibliothek und kommentiere und stimme ab, um deine Community zu vergrößern.
Illustration

Vielleicht gefällt dir auch

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • Gözler Aynı Sen
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Mehr Details
WpActionLinkInhaltsrichtlinien