Mühürlü Kafes
Alp için hayat, eşi ve küçük kızıyla kurduğu o mütevazı mutluluktan ibaretti. Ancak Vural'ın radarına girdiği an, bu huzur yerle bir oldu. Vural için aşk; birini sevmek değil, onu her şeyden soyutlayıp kendisine mahkum etmekti.
Önce tehditler başladı: Alp'in karısının işi, kızının güvenliği ve ailesinin geleceği Vural'ın parmaklarının ucundaydı. Alp direndikçe, Vural pençelerini daha derine geçirdi. Genç adamı köşeye sıkıştırmak için önce sosyal çevresini, sonra itibarını ve en sonunda özgürlüğünü elinden aldı.
Alp'in kaçacak hiçbir yeri kalmadığında, Vural son darbesini vurdu: "Eğer benim olmuyorsan, dünyanın geri kalanı için artık yoksun." Sahte raporlar, rüşvetle susturulmuş tanıklar ve demir kapılar... Alp, hiçbir sorunu olmadığı halde bir akıl hastanesinin soğuk duvarları arasına hapsedildi. Şimdi dış dünyayla tek bağı, onu bu cehenneme mahkum eden adamın merhameti. Alp, ailesini korumak için mi yoksa kendi zihnini kaybetmemek için mi savaşacak?