SOLMUŞ ZAMBAK

SOLMUŞ ZAMBAK

  • WpView
    Reads 7
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Aug 23, 2025
Gecenin sessizliğinde, odanın loş ışığı yalnızca kızın titreyen ellerini aydınlatıyordu. Gözlerinden yaşlar süzülürken, boğazındaki düğüm kelimeleri güçlükle çıkarıyordu. - "Sen... bütün bu zaman... sadece benim yalnızlığımdan mı faydalandın?" dedi, sesi titrek, kırık bir fısıltı gibi. Adam karşısında, ellerini cebine sokmuş, ifadesiz bir yüzle duruyordu. Ne bakışında pişmanlık vardı, ne de sesinde bir titreşim. Sanki onun gözyaşları, varlığına değmeyen soğuk bir yağmur damlasıydı. - "Evet," dedi sakince, "çünkü yalnız insanlar... en savunmasız olanlardır." Kız, kalbine saplanan bu kelimelerle nefes alamaz hale geldi. Gözlerinden süzülen yaşlar hızlandı, omuzları çöktü. O, aylarca kalbini açtığı, ruhunu teslim ettiği adamın gözlerinde bir parça bile vicdan aradı; ama karşısında sadece duvar gibi duran bir sessizlik buldu. - "Bana umut verdin," dedi kız, sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısık. "Ben seni... gerçek sandım." Adam bir adım attı, ama bakışlarında hâlâ duygusuz bir dinginlik vardı. - "Gerçeklik, senin düşündüğün kadar masum değil," dedi. "Ben sana bir şey vadetmedim. Sen kendi hayallerini bana yükledin." Bu sözler, kızın son direncini de yıktı. Yüzünü ellerine kapatıp ağladı; boğuk hıçkırıkları odada yankılanırken, adam dönüp kapıya yürüdü. Kapının koluna uzandığında, arkasına bile bakmadı. Kız, yalnızlığıyla baş başa kaldı. Ve o an, hem hastalığının hem de adamın yarattığı acının aynı bedende nasıl bu kadar ağır taşıyabildiğini fark etti. Zambakları solmuştu; tıpkı içinde büyüttüğü güvenin solduğu gibi. Zambaklar bile solduğunda bir daha açabilirdi... ama kalbinin bu şekilde kırılması, geri dönüşü olmayan bir yaraydı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • RUH-U REVAN
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)

Yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak nedir bilir misiniz? Ezgi biliyordu. Hayatını zindana çeviren üvey babasından kaçtığı bir gecede, onu bu hayata tutsak eden adamla karşılaşmayı beklemiyordu. Bilseydi o adamla karşılaşacağını, yine kaçar mıydı o ödül töreninden? Onunla yüzleşecek cesareti bulur muydu? Yine de her şey için çok geçti. Bir karanlık gecede, İki lacivert göz kesişmişti. Biri nefretle diğeri ise yabancı gibi bakarken daha da acıtmıştı gerçekler. Asaf Kandemir tanımamıştı kızını. Ona nefretle bakan gözlerin ardında yatan anlamı görememişti. İki silah sesi duyulmuştu sonrasında sokakta. Yere düşmüştü kızın bedeni, sokak lambasının altına. O lamba bile kızın kimliğini aydınlatmaya yetmemişti. Eğer bilseydi o sokağa girince hayatının değişeceğini, geçmezdi o sokağın önünden belki. Atmazdı adımını. Ama geçmişti iş işten. Birçok şey gibi buna da geç kalınmıştı.. --- Hikayeden Kesit --- 15 yıldır, nefret ederek büyüdüğüm bu adam bir kaç gün içerisinde bütün dengemin şaşmasına neden oldu. İçimde filizlenen, baba hayaliyle yanıp tutuşan çocuk, yine terk edilmenin verdiği kırıklıkla ağladı. Ağladı ağlamasına ama sesini duyan olmadı. Karşımda acımasızca bakan lacivert gözleri her şeyi açıklıyordu. Onun gözünde bir hiçtim ben. Koca bir boşluk. Hikayesinde bir yerim yoktu. O ise benim hikayemin büyük bir kısmını oluşturuyordu. - Sözler hayli çıkmazlarda, Söz ver haydi sen.🎶 Dün birini gördüm yolda, Gözler aynı sen.🎶 Bizler aynı kalmadık ki, Hayat değişirken.🎶 Ben birini sevdim ama, Gözler aynı sen 🎶 Hikayenin şarkısı: Gözler Aynı sen-Yaşar

More details
WpActionLinkContent Guidelines