"Bazı hikâyeler yarım kalmaz...
Çünkü ya kanla tamamlanır, ya da ateşle.
Onlar, birbirine dokunduğu an yıkımı getiren iki fırtına gibiydiler. Savaş Alp Karaaslan'ın gözlerinde, çocuk yaşta gömdüğü merhametin bile küllerinden iz kalmamıştı. Sahra Efsun ise o küllerin arasından doğmuş, sessizce büyüyen bir intikam çiçeğiydi.
Bu şehir onların adını fısıldarken, kimse gerçeğin bu kadar kanlı olacağını tahmin etmedi.
Ama kırık bir masumiyet, asla eskisi gibi olmaz.
Ve onlar... birbirlerinin en büyük cezasıydı."
Todos los derechos reservados