Her hanedan büyük bir yalanın üzerine kuruludur; fakat hiçbir yalan, damarlardaki kanı sonsuza kadar gizleyemez.
1890 yılının kasvetli Londrası... Soylu Ashbourne hanedanının kızı Seraphina, dokuz ay önce ailesinin arkasında bıraktığı o kanlı trajedinin gölgesinde, unvanların ve sahte parıltıların arkasına saklanarak hayatta kalmaya çalışmaktadır. Ancak o, korunduğunu sandığı o ışıltılı malikanelerin ve görkemli maskeli baloların arkasında, aslında geçmişin intikamını almak isteyen gizli düşmanlar için tekinsiz bir yemden ibarettir. Kendisinin bile bilmediği, ucu karanlık bir aile ağacının ve kirli bir komplonun tam merkezindedir.
Diğer yanda ise Doğu Londra'nın sisli sokaklarında adı korkuyla fısıldanan, yeraltı dünyasının sarsılmaz çete lideri: Damien. Kimliğini gizleyen esrarengiz bir kadından aldığı emir netti. Bu yalnızca sıradan bir görev olmalıydı:
İzle. Koru. Karışma.
Fakat Seraphina Ashbourne, karşısına her çıktığında Damien'ın o karanlık düzenini bozmaya başlar. Ne av konumundaki Seraphina, ne de sadece işini yapan bu tekinsiz çete lideri, kaderlerini birbirine bağlayan o büyük sırrın farkındadır.
Londra'da bazı soylar altınla değil, kanla ayakta kalır. Ve bazı aşklar... İhanetten doğar.
Geçmişte yırtılıp çöpe atılan bir mektup parçasından sızan günahlar, aristokrasinin parıltılı salonlarında yeniden yazılacaktır. Maskeler tek tek düştüğünde, dökülen kanlar o soylu isimleri temizlemeye yetecek mi?
Çünkü bazı bağlar asla koparılamaz... Özellikle de o bağ bir KANSOY ise.
All Rights Reserved