Barut ve Soluk
Türk yüzbaşı Alparslan Kaya, cesareti ve disiplinli tavırlarıyla görev yaptığı her cephede adını duyurmuştur. Zorlu operasyonlarda aldığı kararlar, hem asker arkadaşlarının hem de düşmanlarının kaderini değiştirmiştir. Ancak bir çatışmada yaşananlar, onu en ağır sınavıyla karşı karşıya bırakır.
Güney Koreli travma cerrahı Min Jae-Hyun ise savaş bölgelerindeki cesur müdahaleleriyle tanınan, sivri dili kadar başarısıyla da ün salmış bir doktordur. İnsan hayatı için verdiği amansız mücadele, onu ölümün en yakın olduğu noktalara taşımıştır.
Bir yüzbaşı ve bir doktorun yolları, barutun gölgesinde ve nefesin kıymetinin en çok hissedildiği anlarda kesişir. İki farklı dünyadan gelen bu iki adam, savaşın ortasında aynı mücadelede yan yana durmak zorundadır.
"Rüzgar onu alıp götürdü,Karadeniz'in hırçın dalgaları onun adını haykırdı."
"Eylül... Adı sonbahardı.Yıllar sonra rüzgar onu gerçeğine,ailesine geri getirecekti."