Story cover for 4 KADER MAHKÛMU (SESSİZ SAVAŞ) by oylesine_yazann_
4 KADER MAHKÛMU (SESSİZ SAVAŞ)
  • WpView
    Reads 79
  • WpVote
    Votes 13
  • WpPart
    Parts 4
  • WpView
    Reads 79
  • WpVote
    Votes 13
  • WpPart
    Parts 4
Ongoing, First published Sep 08
Aynı kaderin dört farklı hayatı  nasıl kesiştirdiğini hiç düşündünüz mü?

Ilgaz, Oğuz, Tolga ve Çiğdem... Hayatın en sert rüzgârlarına tek başlarına direnen dört yabancı.

Her biri geçmişin ağır yükünü omuzlarında taşırken, yolları beklenmedik bir şekilde kesişiyor.

Birbirlerini tanımadan önce sadece kendi savaşlarını veren bu dört kişi, zamanla aynı kaderin mahkûmu olduklarını fark ediyor.

Kırık dökük hayatlarının arasında kurdukları bağ, onların en büyük sınavı olacak.

Aile kan bağıyla mı olur, yoksa insan seçtiği ailesiyle mi tamamlanır?

Geçmişin gölgesiyle yüzleşmeye cesaret edenlerin hikâyesi...

Bazı yollar yalnız yürünmez...
All Rights Reserved
Sign up to add 4 KADER MAHKÛMU (SESSİZ SAVAŞ) to your library and receive updates
or
#54kalpkırıklığı
Content Guidelines
You may also like
EMANET by aysegulkalayzengin
51 parts Complete
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi
Karanlığın Tutsağı +18 by lyrdaas
49 parts Ongoing
"Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın." Alpay Aras Demirkıran "Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım... ve galiba ikincisi daha korkutucu." Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran'ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü... Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. -Kesit- "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun laneti bendim... Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, oda benim son ve tek sığınağımdı Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım. Not:Bu kitapta bol bol smut içerik olacak yani +18 sahneler, argo kelime küfür vb. şeyler ön planda. Rahatsız olanlar okumasın lütfen.
𝑶̈𝒈̆𝒓𝒆𝒕𝒎𝒆𝒏𝒊𝒏 𝑨𝒔̧𝒌ı... by Magarsus_1
32 parts Ongoing
"Seninle ilgilenmek sabır işi. Ve ben sabırlıyım...",dedi ve derin bir nefes verdi. "Ama sınırlı." diyerek devam etti. Sesinde bir tını vardı; hem dizginlenmiş bir arzu hem de ket vurulmuş bir öfke gibi. "Sana zarar vermek istemem. Ama seni istiyorum. Delicesine. Seninle olmak, seni tanımak, seni çözmek... O bir oyun değil. Bu... bu başka bir şey." Biraz daha yüzünü yüzüme hizaladı, nefesi tenime değdi. Elini kaldırıp çenemi tuttu, gözlerimin içine uzun uzun baktı. "Beni delirtiyorsun," dedi, sesi daha da kısılarak. "Ama kendimi tutuyorum. Çünkü seni ürkütmek değil, seni sarmak istiyorum. Sınırlarında dolaşmak değil, sınırlarını ezberlemek istiyorum." Parmakları yanağımda gezindi, sonra enseme dokundu. Avucunun sıcaklığı içime işledi. "Rahat durmuyorsun, farkındayım. Bunu seviyorum. Ama bil... Rahat durmadığın her saniye, içinde tuttuğum fırtına daha da büyüyor ve sabrım taşıyor ve bu sandığından daha zor. Ve bir gün, sen hazır olduğunda..." Duraksadı. Gözleri, gözlerimin ta içine saplandı. "O fırtınayı ve sabrı bir kenara bırakıp seninle itinayla ilgileneceğim, güzelim. Ne seni kıracağım, ne de senden eksileceğim. Ama seni, her halinle-sakin ya da isyankar-sahiplenmekten asla geri adım atmayacağım. " Bir anlık sessizlik. Sonra başını eğdi ve boğuk bir tonda fısıldadı: "Hazır ol. Çünkü sabrımın sonu, seninle başlıyor." Hassiktir. Bu adam beni çatır çatır siker. Hem de ne siker. O an... Zaman gerçekten durdu. O cümleyi fısıldadığında, tüylerim diken diken oldu. İçimde bir şey, belki kalbim, belki dizlerim, yerle bir oldu. "Sabrımın sonu, seninle başlıyor." Bu cümle, içime aktı. Damarlarımda gezindi. Bir sıcaklık olarak boğazımda düğümlendi, sonra kalbime saplandı.
You may also like
Slide 1 of 10
EMANET cover
Karanlığın Tutsağı +18 cover
𝑶̈𝒈̆𝒓𝒆𝒕𝒎𝒆𝒏𝒊𝒏 𝑨𝒔̧𝒌ı... cover
Dilruba cover
KADER BAĞI-Tesadüfler- cover
Döneceksin Diye Söz Ver cover
Kırmızı Şemsiye cover
Korumam (+18)  cover
Küçük Bir Aşk Masalı cover
Gölgeler Uzandığında cover

EMANET

51 parts Complete

Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi