KIRIK PUSULA

KIRIK PUSULA

  • WpView
    Reads 301,854
  • WpVote
    Votes 14,837
  • WpPart
    Parts 21
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 4, 2026
"Hazır ol, gelin hanım... En fazla bir saat sonra evleniyoruz. Ve karım olduğun andan itibaren sana ağlamayı yasaklıyorum. Çünkü sana hiç yakışmıyor." Bir gün, tanımadığı bir adamın evlilik teklifi etmek zorunda kalacağını söyleseler, gülüp geçerdi... Ama kader, Lavinia'yı tam da bu noktaya sürükledi. Kırık pusula... Ve kırk bir günlük bir oyun.Gerçek suçlu kim? Kim hayatta kalacak, kim yok olacak? Her sayfa, sırları bir bir ortaya çıkarıyor. Ve unutma: Ölüm Çiçeği'nin laneti, seni izliyor... Kırık pusula seni karanlığa sürüklerken, Ölüm Çiçeği kaderini belirleyecek. Varlığı, annesi için hiçlikten ibaret olan tüm kız çocuklarına... Veteriner:1. Sırada Lavinia: 1. Sırada 🧭⚓
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ZEMHERİ
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • ÖRÜMCEĞİN AĞIDI
  • DİLHUN
  • İLK ÖPÜCÜK || TEXT
  • FIRTINA ZAMANI
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • ÇİFT DİKİŞ
  • AVCI VE KURT
  • Halısaha |texting
  • TAKINTILI MAFYA
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • Cömert Abi / Texting
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu)
  • EŞİM DOSTUM
  • Lafügüzaf
  • YAD|Düzenleniyor
  • EX'İM Mİ? / Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines