Ateş Çemberi
İstanbul'un yeraltı dünyası bir masadan ibaret sanılırdı. Kurallar, ticaret ve kan. Ancak bir isim masayı devirmeye, dengeleri yok etmeye geri döndü: Suç Kralı, Taylan Karayel.
Beş yıl boyunca bir sürgün gibi uzakta tutulan, hakkında infaz kararı verilen Taylan, küllerinden yeniden doğmak için İstanbul'a geri döndü. Ancak döner dönmez karşılaştığı manzarayla tüm planları değişti. Yeraltının karanlık oyunlarında bir piyon gibi kullanılan, zorla nişanlandırıldığı adamın gölgesinde nefes almaya çalışan Bengi Maraz.
Taylan'ın yıllardır kendine bile itiraf edemediği karanlık bir takıntısı, Bengi'nin ise hayatta kalma savaşı vardı. Kader, trajik bir infazın ardından onları bir sözleşmeli evlilikle birbirine bağladığında, artık ne kurallar kalacaktı ne de sınırlar.
Bir tarafta ateşten korkan, dengesiz bir Suç Kralı; diğer tarafta köpeklerin korkusuyla büyümüş, bir "Lodos" gibi esen Bengi.
Sözleşme imzalandı. Karayeller arkalarında duruyor. Masadaki herkes hedef tahtasında. Ateş çemberinin içine hoş geldiniz; burada sadece hayatta kalanlar değil, aşka teslim olanlar kazanacak.
"Sen benim yangınımsın Bengi, ama unutma; ben ateşten korkarım ama senin için dünyayı yakmaktan çekinmem."