Uyarı (+18)
"Gözlerini kaçırma."
Sesi alçaktı. Fısıltıya yakın, ama her kelime taşlara işliyordu.
Dilan dişlerini sıktı, yüzünü çevirmeye çalıştı. Uraz'ın parmakları daha sertleşti.
"Yeter artık... ne istiyorsun benden?"
Uraz'ın bakışları değişmedi.
"İtaat. Sadece o."
Dilan'ın gözleri doldu ama sesi çıkmadı. Sadece titrek nefesi duyuldu. Uraz bir an daha baktı. Sonra ayağa kalktı, elini Dilan'ın koluna attı ve onu yerden kaldırdı. Kız direndi. Ayaklarını yere sürttü, omzunu çekmeye çalıştı.
"Dokunma bana-"
Uraz dinlemedi. Onu hücrenin ortasındaki dar demir yatağa doğru çekiştirdi. Dilan'ı yatağın üzerine itti. Sırtı soğuk metal çubuklara çarptı. Uraz eğildi. Bir eliyle kızın sağ bileğini kavradı, diğer elinde kalın demir kelepçe vardı.
Dilan anında direndi. Serbest kalan eliyle Uraz'ın bileğine yapıştı, tırnaklarını batırdı.
"Bırak... lütfen. Bu kadar ileri gitme."
Uraz kelepçeyi bileğine geçirdi. Kilit tık sesiyle kapandı. Kız diğer elini çekmeye çalıştı. Uraz onu da yakaladı, yatağın demir çubuğuna doğru çekti. Bu kez biraz daha sert tuttu. Dilan'ın bileği acıdı, ince bir inilti kaçırdı.
"Ah, canım yanıyor..."
Uraz ikinci kelepçeyi de kilitledi. Sonra eğilerek ayak bileklerine uzandı. Dilan tekme atmaya çalıştı. Uraz'ın eli bileğini kavradı, parmakları tenine gömüldü. Zincir kısa tutulmuştu kız ne doğrulabiliyor ne de yan dönebiliyordu. Uraz ayağa kalktı. Üzerine eğilmiş haliyle, iki metrelik boyuyla o dar hücrede devasa ve korkutucu görünüyordu.
Bir süre sadece baktı.
Sonra yeniden eğildi. Bu kez daha yakındı. Ellerini yatağın iki yanına koydu, Dilan'ın yüzüne o kadar yaklaştı ki kızın titreyen nefesi adamın dudağına değiyordu.
"Bu mahzende çığlıkların dışarı çıkmayacak. Ben istemediğim sürece kimse seni duymayacak."
All Rights Reserved