GEZGİN
  • WpView
    Membaca 8
  • WpVote
    Vote 1
  • WpPart
    Bab 1
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sab, Sep 27, 2025
Bugüne kadar kıyamet sonrası hikâyeler hep hayatta kalanların gözünden anlatıldı. Peki ya şehre düşen bir yabancının gözünden dinlemeye ne dersiniz? Her şey bir düşüşle başladı. Sonra ölüm onu karşıladı... Ve ardından başka biri, ve ardından başka bir sır... Enfektenin karanlığa gömdüğü Avenra'da, Miran adını alan bir yabancı, hem hayatta kalmak hem de şehrin ardına gizlenmiş gerçeği ortaya çıkarmak zorundadır. Aynı zamanda kendi hayatının bir bölümünü bir zamanlar burada geçirmiştir. şehir artık onun eski evi aynı zamanda yeni kimliği ve yeni sırrı olacaktır. Sokaklar artık sadece enfekte bedenlerle değil, ihanete, umuda ve insanlığın en derin yüzleriyle doludur. Her adımında kendi korkularıyla, geçmişiyle ve kaderiyle yüzleşir. Çünkü bu yolculuk yalnızca bir hayatta kalma savaşı değil... aynı zamanda bütün insanlığın geleceğini belirleyecek bir arayıştır. Gitme şansın olsa kaçar mıydın? Yoksa onunla birlikte karanlığın kalbine yürümeye cesaret mi ederdin?
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
#91
gezgin
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan