KOMUTAN |TEXTİNG +18

KOMUTAN |TEXTİNG +18

  • WpView
    Membaca 133,922
  • WpVote
    Vote 4,205
  • WpPart
    Bab 27
WpMetadataReadDewasaBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Sab, Apr 18, 2026
Aşık olduğu yüzbaşıya müstehcen mesajlar atan Beliz Yıldırım. Bunu yaparken iki şeyi hiç hesaba katmamıştı: 1. Yüzbaşının numarasını daha ilk günden bulacak kadar kararlı olmasını, 2. O mesajları ertesi gün bizzat kapısına dayanacak kadar ciddiye almasını. && "Şimdi gelelim bana attığın o çıldırtıcı mesajlara..." dedi Göktuğ, dudaklarında yaramaz bir gülümseme vardı. Siktir... onun da hesabı sorulacaktı, değil mi? Gözlerimi kaldırıp ona baktım, dudaklarımı istemsizce dişledim. Dudaklarımı ısırdığım noktaya dudaklarını değdirdi ama öpmedi... sadece yavaşça yaladı, adeta beni delirtmek istercesine. "Onları yazarken aklından ne geçiyordu, hm?" dedi kısık bir sesle. Sesi gülümser gibiydi ama gözlerinde tehlikeli bir parıltı vardı. "Her şeyi de sorgulayacak mısın böyle, Göktuğ Yüzbaşı?" dedim nefes nefese. Başını yana eğdi, dudaklarının kenarı kıvrıldı. "Yok... bugün sorgulamak yok. Daha işlerimiz var. Ondan sonra uzun uzun konuşuruz." Ve bir anda, hiçbir uyarı vermeden sertliği içime girdi. Çığlığım salonun duvarlarına çarpıp yankılandı. Göktuğ sertliğini aniden içime bastırdığında çığlığım boğazımdan kopup duvarlara çarptı. O ise hiç yavaşlamadı, aksine bedenimi her darbede daha da kendine çekiyordu. "Komutan... ahhh-" dudaklarımdan istemsiz iniltiler dökülüyordu. Göktuğ'un elleri kalçamda öyle güçlüydü ki, sanki bedenim ona aitmiş gibi beni yönlendiriyordu. Koltuğun altında yaylar gıcırdıyor, ama ben sadece onun ritmini, onun sıcaklığını hissediyordum. Her hareketinde içimde bir fırtına kopuyordu. Dizlerim titriyor, tırnaklarım sırtına gömülüyordu. Dudaklarını boynuma bastırıp ısırdığında, bedenim tamamen teslim oldu.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • APEX
  • VEYRA (+18)
  • İTALYAN GECESİ (TEXTİNG)
  • Dövmeci +18 | Texting
  • KIRMIZI TANGA (Texting) +21
  • KADERİN HATTI • TEXTİNG
  • KIRMIZI GECELİK ~  YARI TEXTING~ +18
  • HAYAT ŞARKISI | TEXTİNG
  • KUYU (+18)

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan