EREBUS

EREBUS

  • WpView
    Reads 83
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 23, 2025
--- Erebus: Karanlığın Doğuşu Evrenin başında hiçbir şey yoktu. Ne gökyüzü, ne deniz, ne dağlar… Yalnızca sonsuz ve sessiz bir boşluk: Khaos. Işık doğmamıştı, zaman akmıyordu. O sessizlikten, görünmeyen derinliklerden Erebus doğdu; karanlığın ruhu, gölgelerin efendisi. Erebus, gözleri olmayan bir varlıktı ama her şeyi görürdü; çünkü ışık yoktu, her şey karanlıktı ve karanlık onun bedeniyle örülmüştü. O, yalnızlığın ilk çığlığıydı. Karanlık, onun kanı gibi evrenin damarlarında dolaşıyordu. Ama yalnız değildi. Karanlığın içinde bir başka varlık belirdi: Nyx… Gece’nin kadim ruhu, Erebus’un kız kardeşi, yoldaşı, ebedî gölgesi. Birbirlerine dokunmadan anlaşıyor, sessizce birbirlerini çağırıyorlardı. Zaman kavramının bile olmadığı o ilk anda, Erebus ve Nyx birbirini buldu. Ve o buluşmadan evrenin ilk döngüsü doğdu. Erebus Nyx’e fısıldadı: “Karanlığım sensiz eksik. Gel, varlığımızdan yeni varlıklar doğsun.” Ve böylece, derin karanlık ile gece birleşti. Bu birliktelikten Aether (Eter) doğdu; göklerin aydınlığı, ışığın özü. Ardından Hemera (Gündüz) dünyaya geldi. Böylece evren ilk kez nefes aldı: Gece ile gündüz döngüsü başladı. Ama unutma; gündüz, geceden doğdu… Aydınlık, karanlığın bağrından çıktı. Fakat Erebus, hep gölgelerde kaldı. O, ne Olimpos’un ışığına çıktı, ne Titanların savaşına karıştı. O, yeraltının derinliklerinde, Hades’in kapılarında bekleyen gölgeydi. Ruhlar öldüğünde, önce Erebus’un karanlık yollarından geçerdi. Onun sessizliği, ölümün ilk şarkısıydı. Erebus hiçbir zaman bağırmadı, övünmedi. O, bilinmeyenin gücüydü. İnsanlar onu korkuyla andı; çünkü karanlık bilinmezliktir, bilinmezlik ise korkudur. Ama bilmediler ki, eğer Erebus olmasaydı, ışık da olmayacaktı. Çünkü karanlık olmadan aydınlık var olamaz. Erebus hâlâ yaşıyor. Gecenin en sessiz anında, yıldızsız bir gökyüzüne baktığında, derinlerde bir yerlerde hâlâ onun nefesini duyarsın. Ve belki de, gözlerini kapadığında hissettiğin o zifiri karanlık… işte o, Erebus’un sarılışıdır. ---
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • ALİN | Gerçek Aile
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines