Genç kız, anneannesinin ölümünden sonra ilk kez hayatta tamamen yapayalnız kalır. Elinde birkaç fotoğraf, sırtında bir çanta ve geleceğe dair kırılgan bir umutla yoluna devam etmeye çalışırken: Şehrin soğuk sokaklarında, kimsenin dönüp bakmadığı bir anda bir yabancıyla yolları kesişti. Adam dünyadan çoktan vazgeçmiş, kendi sessiz çöküşüne gömülmüştü. Aynı evin duvarları arasında, sessizlikle örülmüş bir bağ kurarlar; uzun zamandır tatmadıkları hisler kalplerinde filizlenmeye başlar. Yalnızca birbirlerine tutunmak zorunda kalan iki yabancı, aynı karanlıkta kendi ışıklarını bulmaya başlar.
solae: yalnız olan(lar).