Potansiyel Denge

Potansiyel Denge

  • WpView
    Reads 572
  • WpVote
    Votes 107
  • WpPart
    Parts 25
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Feb 2, 2026
-Asya, bir saniye durur musun?, diye seslendi, sesi alçak ve gergindi. Duraksadım . -Efendim Can? -Şey... yani Kimya dersi için..., Eliyle ensesini kaşıdı. -Biliyorum bu saçma. Sen bu dersin en iyisisin. Ders notlarını alabilir miyim? Belki de... -Ders notum yok maalesef ama önerebileceğim kitaplar var, dedim. Ve kitabın ismini söyledim. Sessizce telefonu not etti. -Peki özel ders veriyor musun? Tabbii ki hayır dedim içimden. Ama bana bir yavru kedi gibi bakıyordu. Aklıma çizmeli kedi nin bakışları geldi. -Bilmiyorum daha önce hiç özel ders vermedim. Ama bunu düşünebilirim. yavru kedi bakışı devam etti. "Tamam aslında düşündüm de deneyebiliriz yarın kütüphanede okul çıkışı ders çalışalım. Geç kalma." Can'ın yüzü aydınlandı. -Anlaştık, Asya. Teşekkür ederim. Gerçekten, çok teşekkür ederim. sadece özel ders verecektim en fazla ne olabilirdi ki #gençkurgu
All Rights Reserved
#901
gençkızedebiyatı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • RUH-U REVAN
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • ASENA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines