18 bab Bersambung On sekiz yaşındaki Laura, hayatın yalnızca renklerden ve neşeden ibaret olduğuna inanan, girdiği her ortama ışık saçan minyon bir genç kızdır. Onu dünyanın tüm kötülüklerinden korumaya yemin etmiş olan abisi Marco ise bu ışığın sönmemesi için yeraltı dünyasının en kanlı sırlarını kalın bir perdenin arkasına gizler.
Marco, yeraltı dünyasının tartışmasız ve acımasız kralı Leandro'nun en sadık adamıdır. Ancak bu sadakat, kardeşini bu karanlıktan uzak tutabildiği sürece var olacaktır.
Ne var ki merak, masumiyetin en büyük düşmanıdır.
Abisinin gizli hayatından şüphelenen Laura, bir gece Marco'yu takip ederek şehrin en karanlık köşesine, yeraltı dünyasının kalbine adım atar. Barut kokusu ve ölüm sessizliği arasında, buzdan bir kalbe ve nasırlı bir sese sahip o adamla karşılaşır: Leandro.
Leandro için kadınlar yalnızca birer araç, duygular ise affedilmez bir zayıflıktır. Ancak Laura'nın masum enerjisi ve ela gözlerindeki kontrolsüz cesaret, onun karanlık krallığında daha önce hiç karşılaşmadığı bir tehdide dönüşür.
Marco kardeşini kurtarmaya çalıştıkça, Leandro'nun pençeleri Laura'nın etrafında daha sıkı kapanır.
Bir yanda abisine duyduğu sarsılmaz güven, diğer yanda yeraltı kralının tehlikeli ve soğuk çekimi...
Laura, girmemesi gereken o kapıdan geçtiğinde yalnızca abisinin sırrını değil, kendi kaderini de bir canavarın ellerine teslim etmiştir.
Artık kaçış yoktur.
Çünkü Leandro, bir kez radarına giren masumiyeti asla serbest bırakmaz.