1996: PARACRONIA

1996: PARACRONIA

  • WpView
    Reads 628
  • WpVote
    Votes 85
  • WpPart
    Parts 15
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jul 24, 2026
WpInfo
Fiction
Fantasy
Her 29 yılda bir tutulan yıldızlar...Farklı evrenlerde, farklı zamanlarda ama hep aynı kaderde sıkışıp kalan iki ruh... Sekiz yıldır kayıp kardeşini arayan Doktor Meyra Revan için her şey, 1996 yılından gelen imkânsız bir SMS ile başlar. "Yarın hapishaneden kaçacağım. Gerekli her şey hazır." Kendini bir anda 29 yıl öncesinin soğuk bir hücresinde, firari bir mahkum olan Aren'in silahının ucunda bulan Meyra; zamanı büken bir savaşın tam ortasına düşer. Geçmişin kanlı krallıklarından günümüzün soğuk hastane koridorlarına uzanan bu kozmik döngüde; Meyra ve Aren birbirlerine direnirken, Kaos'un zifiri karanlığına karşı aynı safta durmak zorundadır. Çünkü Kozmos ancak bu şekilde savaşı kazanabilir. Peki ya kurtarmaya çalıştığın Kozmos'un en büyük tehdidi tam yanında duran kişiyse? "Çünkü eğer bu hayatı, kendi içimde ve dışımda verdiğim tüm savaşları sırf Kozmos bir hata yaptı diye yaşıyorsam Kozmos'u yok ederdim Meyra. Anlıyor musun? Tüm evrenleri ateşe verirdim. Sırf Kozmos yenilsin diye Kaos'un kölesi olurdum."
All Rights Reserved
#370
saat
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • FIRTINA ZAMANI

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines