Story cover for BUZLU PUSULA by farahdora0
BUZLU PUSULA
  • WpView
    Reads 111
  • WpVote
    Votes 17
  • WpPart
    Parts 3
  • WpView
    Reads 111
  • WpVote
    Votes 17
  • WpPart
    Parts 3
Ongoing, First published Oct 30, 2025
Kalp donduğunda içindeki ateş sönmüş, derler. Sönen ateşin küllerinden bir pusula doğarmış. O pusula gün yüzüne çıktığı vakit kalbin puslu kısmında nefes alırmış. Şayet bir gün birisi o kalbi avuç içlerine alıp yaşatmaya çalışırsa; pusula o yönde sonsuza kadar dururdu. Ve son kez ses çıktığında pusula donardı.

☆

Ellerimde buz patenlerimi tutuyordum onun karşısında. O ise uzaktan beni izliyordu. Ondan önce hayallerim vardı. O hayatıma girdiğinde dengeler çok değişti. Ama benim hayalim hiç değişmedi. Kendim uğruna onu harcarken sevdiğim adamı kaybettiğimi çok geç anlamıştım. Banka oturdum ve spor ayakkabılarımı çıkartım patenlerimi giymeye başladım. 

Hava çok soğuktu ve dün gece kar yağmıştı. Yerler buzla kaplıydı, tıpkı onun benden önceki kalbi gibi. Yapraklarını dökmüş ağaçların ardında gizliydi. Ellerini paltosunun ceplerine saklamış beni izliyordu. Ben ise onu istiyordum. Ayağa kalktığımda gözlerini benden çekti ve bana sırtını dönüp uzaklaşmaya başladı. 

Kalbim üşüdüğünde onun yokluğu içimi sızlattı. 

Kalbi yanarken içinde ben olduğumda ise kendini derin ateşlere bıraktı. 

|11Haziran21|
All Rights Reserved
Sign up to add BUZLU PUSULA to your library and receive updates
or
#191buzpateni
Content Guidelines
You may also like
KÜLDEN ADAM by iremtopan
19 parts Ongoing
Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."
SINIR İHLALİ +18 by yazarfalann
11 parts Ongoing
"Eline bir pansuman yapalım." "Gerek yok. Bırak gitmek istiyorum." "Gitmeni istemiyorum." "Gitmek istememe sebep olan sensin. Hem senin bir üniversiteye geçince nişanlanacağın sevgilin var. Niye onun yanında değilsin? Git Alihan. Ona git. İhtiyacı vardır sana." "Benim sana ihtiyacım var ama Liz." "Benim sana yok. Üstelik diretmeye devam edersen iki yabancı bile olamayacağız." ... O benim evimdi bir zamanlar ama şimdi evim başkasının evi olmuştu. Benim başından beri hiç evim olmamıştı ki. Sadece ben öyle sanmıştım. "Konuşalım. İstersen gösterme bana yüzünü. Kapı arkalarından konuşalım. Görme beni." "Konuşalım. Tamam konuşalım. Neyi konuşalım? Nereden başlayalım? Şeyden başlayalım istersen. Dur neydi? Tamam hatırladım. Beni nasıl kandırdığını konuşalım. Beni bir masala inandırıp duygularımla nasıl oynadığını konuşalım." Yatağımın yanındaki abajuru kapıya fırlattım. Adımlarımı kapıya doğru attığımda ondan gelen sesle sustum. "Liz ayaklarında terlik yok. Gelme Liz! Lütfen gelme! Yaklaşma! Ayağına cam batacak gelme! Terlik sesi duymuyorum gelme!" Camlardan biri ayağıma saplandı. Ayağıma batan camla acı çığlığımı duyunca odamın kapısını yumruklamaya başlamıştı. "Liz yalvarırım gelme. Ayağın mı kesildi? Çok mu kanıyor? Çok mu canın yanıyor? Gelme güzelim! Nolur gelme! Tamam konuşmayalım. Susalım. Liz yaralandı." Dudaklarımdan çıkan hıçkırığa engel olamadım. Elimi ağzıma kapattım. Ağladığımı bilsin istemedim. Başarılı olamadım. Duydu beni. "Güzelim ağlama! Benim için bir damla gözyaşı bile düşürme o gözlerden. Söz veriyorum. Hiç sesimi çıkarmadan oturacağım. Konuşmayalım. Varsın bugün konuşmayalım. Ağlama!" Sözlerinin ardından anladığım kadarıyla kapının önüne çökmüştü.Kapının önüne ben de çöktüm. Ellerimi kapının üstüne koydum. Sanki onun da elleri
You may also like
Slide 1 of 10
KÜLDEN ADAM cover
Kütüphane | YARI TEXTİNG cover
Aşk İçinde | Texting cover
GİZLİ KOMŞUM/TEXTİNG cover
SINIR İHLALİ +18 cover
züppe | texting cover
Mahi | bxb cover
MAVİ GÜL  cover
ZEHİRLİ VİSAL cover
kanayan kalpler | texting cover

KÜLDEN ADAM

19 parts Ongoing

Sezen Aslanoğlu'nun zarif boynu canından çok sevdiği abisi ailesinin saadeti için husumetli ailenin oğluyla evlenmesi gerektiğini söylediğinde ilk kez eğilmişti. Ailesi için üzerine düşen sorumluluğu kabullenmişti ta ki evlenmek zorunda olduğu adamın onu mahveden eski sevgilisi olduğunu öğrenene kadar. Ne yapacağına dair hiçbir fikri olmasa da ne yapmayacağını adı kadar iyi biliyordu. O adamla evlenmeyecekti. Sezen bu evlilikten kendi iradesiyle kurtulamayacağını ve tek çıkar yolunun kendi kontrolü altında yapacağı bir anlaşmalı evlilik olduğunu fark ettiğinde, kartlar yeniden dağıtıldı. Aradığını buldu. Abilerinden borç alıp sırra kadem basan ve aylarca bulunamayan adamı. Kenan'ı. 🖇️ "İndir o silahı abi." Abim beni dinlemeden Kenan'a kilitlenmişken sesimi yükselttim. "Abi indir dedim!" Metin abim kaşlarını çatıp öfkeyle konuştu. "Sana ne oluyor Sezen, geç içeri." Aldırmadım, ona bakmadım bile. "O silahı beline sok ve namluyu indir Oktay, sevgilimi öldürmeyeceksin." "Ne?!" "Ne?!" Omuzlarımı silktim. "Sizi ben tanıştırmak istiyordum fakat siz elinizi çabuk tutmuşsunuz." Abilerimin bakışları üzerime dönmüşken gelen o şaşkın "Ne?!" sesiyle birlikte sinirle gözlerimi yumdum ve üçümüz de ona baktık. O ise bana bakıyordu. Tebessüm ettim. "Sorun değil aşkım," Dedim ölmemesi için beni anlayıp ayak uydurmasını umarak. Hayatlarımızı kurtarmaya çalışıyordum fakat yardımcı olmuyordu. "Bugünün geleceğini biliyorduk artık numara yapmana gerek yok. Buraya kadarmış." Abilerimin şaşkın bakışları karşısında gerçekten zevkle sırıttım, bu kez şaşırtma sırası bendeydi. Son kozumu oynuyordum ve bu kez, elim her zamankinden güçlüydü. Kenan'ı bulmuştum. "Şimdi sevgilimi mezarından çıkarın. Konuşmamız gereken şeyler var."