KIZIL NÖBET +18
DİKKAT! Bu kurgu tamamen bana aittir. Argo , ciddi yaş farkı ve yetişkin içerik bulunmaktadır. Bunu dikkate alarak okuyunuz.
Alaz beni duvara öyle bir çarptı ki, sırtımdaki acı bir an nefesimi kesti. İki elini yanıma sertçe vurdu, kaçacak yer bırakmadı. Gözleri kan çanağıydı; haftaların uykusuzluğu ve öfkesi bakışlarına yerleşmişti.
"Kim ulan o oğlan?!" diye kükredi yüzüme doğru. "Ne bu yakınlık, ne bu samimiyet? Kiminle yedin içtin ben yokken, kime güldün o kadar?! Kimsin kızım sen, ne oldu sana?"
Öfkesi yüzümü yakıyordu ama geri adım atmadım. "Kim olduğumu söyleyeyim mi Alaz?" dedim, sesim buz gibi ama içim alev alevdi.
"Ben senin kapı dışarı ettiğin, 'görmek istemiyorum' deyip sırtını döndüğün o kadının ta kendisiyim! Senin kabul etmediğin, ama şu an karşısında kudurmuş gibi hesap sorduğun o kadınım!"
Alaz'ın dişlerini sıktığını, çene kemiğinin seğirdiğini gördüm. Bir eli belimden aşağı, kalçama doğru indi ve orayı canımı yakacak bir hırsla, "benimsin" der gibi sıktı. Beni kendine öyle bir sertlikle çekti ki, göğüslerimiz arasındaki o ince kumaş bile fazlalık gelmeye başladı.
"Bak bana İklim..." diye soludu, sesi hırıltılı bir tehdide dönüştü. Dudakları dudaklarıma milimler kala durdu. "Benden başka kimse sana böyle dokunamaz, kimse sana bu kadar yakın olamaz. Duydun mu beni? Söyle ulan, kim o herif?!"
Tırnaklarımı omuzlarına geçirdim, acıyla karışık o yakıcı tutku vücudumu esir alırken gözlerinin içine baktım.
"Geç kaldın Alaz," diye fısıldadım...