Küller ve Tahtlar

Küller ve Tahtlar

  • WpView
    Reads 4
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Nov 15, 2025
‎Sophia Kaitlyn Ellenwood, Lorienth Krallığında Dük Ellenwood'un kızı olarak dünyaya gelir. ‎ ‎Damarlarında akan kan makus kaderi saklarken o yalnızca sekiz yaşına basmış bir çocuktu. Ta ki o lanetli güne kadar. . . O güne kadar herkes kadar normal olan Sophia gerçeğin altında ezilmekten kaçamaz. O gün; ömrünün sonuna kadar taşıyacağı vicdan azabının tohumları içine ekilir, yavaş yavaş kendini kaybeder. ‎ ‎Yıllarca sürdürdüğü rol, onu koruduğunu sandığı maskeler ise sadece daha büyük bir yıkımı saklar. Ülkenin Kralı onu daha da kanatacak bambaşka bir acının kapısını araladığında göremez. ‎ ‎Sophia o kapıdan içeri adım atmak istemedi. Sophia içeride onu beklediğini bildiği acıyı yaşamak istemedi. ‎ ‎Yaşadı. En derine kadar yaşadı. O acıdan kaçmak için diğer bir acıya teslim olduğunda. . . Düştüğünü anladı. Zayıf ve aciz olduğunu kabul etti. Bu kabullenişle yeniden saklanmaya başladığında onu saklandığı yerden çıkarak kişi belirdi: William Devereaux. ‎ ‎İki kayıp, sessiz, yaralı ruh birbirinin yarasını sardığında William ilk kez duyguların gerçek yükünü hisseder. Sophia kendi özüyle barıştığında ise. . . Ruhların dansı bedenlerini aşarak ilahi olana uzanır. ‎ ‎Diyarın kaderini, Karanlık ile Işık'ın, siyah ile beyazın ince çizgisini yeniden yazacak bir bağın hikayesi.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines