SENİ BIRAKMADIM

SENİ BIRAKMADIM

  • WpView
    Reads 189
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 21
WpMetadataReadComplete Sun, Nov 30, 2025
WpInfo
Fiction
Mystery
Bazı insanlar ömür boyu unutmaya çalışır, bazılarıysa hatırlayamadıkları şeylerin gölgesinde yaşar. Mira, geçmişiyle arasına duvarlar örmüş bir kızdı. Ama en sessiz gecelerde bile, adını bilmediği bir nefes kulağının ucundan gitmiyordu. Kimi kapılar kilitlenir, kimi kapılar unutulur, kimi kapılar ise yıllar sonra bile insanın içinde aynı sesi yankılar. Mira'nın kaçtığını sandığı şey aslında ondan hiç ayrılmamıştı. Ve her adımında, geçmişinden çok uzakta yürüdüğünü düşündükçe, aynı karanlık ona biraz daha yaklaşıyordu. Bir gün, kaderine hiç istemediği bir tanık daha eklenince Mira anlar ki; insan bazı izleri siler, ama bazı izler insanın kendisidir. Kimseye söylemediği bir sır, yüzünü hatırlayamadığı bir nefes, gitgide sertleşen bir sessizlik ve dışarıdan bakıldığında sıradan görünen iki hayat... Oysa gerçek, hiçbir zaman göze görünen yerde durmaz. Mira kaçmıştı. Bir başkası kalmıştı. Ve şimdi ikisi de yarımdı. Bu, unutulmayanların değil... unuttuğunu sananların hikâyesi.
All Rights Reserved
#32
paranoya
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • İzler Kalır/Gerçek Ailem
  • Sessizliğin Komutanı
  • BALIM (gerçek ailem)
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • Kanımdaki Yabancılar(Gerçek Ailem)
  • Kırık Kanatlar
  • Pes etmek benim kitabımda yazmaz/hilzey
  • YAR'I YARAM
  • HİZMETÇİ +16
  • MAFYANIN GÖLGESİNDE

Adım İz. Adım gibi iz bırakmaya gelmiştim. Peki ya kime bırakacaktım? Kendime mi? Yoksa hiç görmediğim aileme mi? Yaşamak bu kadar zor olmamalı değil mi? Peki neden bu kadar zor? Kızların en büyük yarası ailesidir derler. Doğru. Benimde. Omzuma astığım çanta ile sessizce koridorda ilerliyordum. Siyah, kısa saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırıp, etrafa baktım. Kimse yoktu. Merdivenlerden sessizce inip kapıya ulaştım. Yurdun kapısı geceleri kilitli olurdu ama neyse ki bende anahtar vardı. Kapıyı açıp sessizce kapattım. O sırada merdivenlerin bitiminde ki, bankta gözüm takılı kaldı. Yurdun bahçesinde ki bu banka, küçükken ne kadar oturup annemi beklemiştim hatırlamıyorum. Saatlerce beklemiştim annemin, babamın gelip beni almasını, evimize gitmeyi ama hiçbir zaman gelmediler. Küçük kız çocuğu hiç pes etmeden beklemeye devam etti. Ama ben artık o küçük kız çocuğu değildim. Büyüyünce gelmeyeceklerini anlayınca artık bir daha asla bu banka oturmamıştım. Beklememiştim. Şimdi ise yıllar sonra oturdum bu banka. Zihnim de ise, yıllar önce bu banka oturup annemin gelmesini beklerken söylenenler yankılandı. "Annen ve baban seni hiç sevmedi." "Salak mısın kızım? Annen seni sevseydi çöpe atmazdı." Ben ise sadece sustum. Sadece sustum. Beni isteselerdi, sevselerdi bir çöp gibi, çöpe atmazlardı. Kışın buz gibi havada yeni doğmuş bir bebeği çöpe atmazlardı. Küçükken itiraz ederdim. Artık etmiyordum çünkü hepsi haklıydı. Peki ya bunca yıl sonra ortaya çıkan ailemi ben kabul eder miydim? Hayır. Koca bir hayır.

More details
WpActionLinkContent Guidelines