Bazı insanlar ömür boyu unutmaya çalışır,
bazılarıysa hatırlayamadıkları şeylerin gölgesinde yaşar.
Mira, geçmişiyle arasına duvarlar örmüş bir kızdı.
Ama en sessiz gecelerde bile, adını bilmediği bir nefes
kulağının ucundan gitmiyordu.
Kimi kapılar kilitlenir,
kimi kapılar unutulur,
kimi kapılar ise yıllar sonra bile insanın içinde
aynı sesi yankılar.
Mira'nın kaçtığını sandığı şey
aslında ondan hiç ayrılmamıştı.
Ve her adımında, geçmişinden çok uzakta yürüdüğünü düşündükçe,
aynı karanlık ona biraz daha yaklaşıyordu.
Bir gün, kaderine hiç istemediği bir tanık daha eklenince
Mira anlar ki;
insan bazı izleri siler,
ama bazı izler insanın kendisidir.
Kimseye söylemediği bir sır,
yüzünü hatırlayamadığı bir nefes,
gitgide sertleşen bir sessizlik
ve dışarıdan bakıldığında sıradan görünen iki hayat...
Oysa gerçek, hiçbir zaman göze görünen yerde durmaz.
Mira kaçmıştı.
Bir başkası kalmıştı.
Ve şimdi ikisi de yarımdı.
Bu, unutulmayanların değil...
unuttuğunu sananların hikâyesi.
All Rights Reserved