SAPLANTI (+18)

SAPLANTI (+18)

  • WpView
    Reads 3,031
  • WpVote
    Votes 147
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Mar 12, 2026
"Uyanmışsın." Erkek sesi. Bariton. Kalın ve ürkütücü. Tüylerimin ürpermesini sağlayacak kadar pürüzsüz. Cevap vermedim fakat bu onu daha da sinirlendirmişti. "Kalk ayağa." Az öncekinin aksine daha sertti ve ses tonundan kalkmazsam kaldıracağını ve bunu yaparken hiç de nazik olmadığını anlayabilirdiniz. "K-kimsin sen?" Saatlerdir konuşmadığım için sesim küçük bir çocuğun sesinden farksız çıkmıştı ama bunu hafifçe öksürerek giderdim. Adımları en sonunda önüme geldiğinde yüzüme eğildi. "Titriyorsun. Güzel." Sustum. Titriyor olmamı 'güzel' olarak adlandırması öfkelenmeme sebep olmuştu fakat ne yapabilirdim? "Tekrar etmeyeceğim. Kalk ayağa, Alinda." Titreyen bacaklarım benden habersiz, anın korkusuyla beni ayağa dikerken kan dolaşımı sayesinde hemen arkamdaki duvara tutunmak zorunda kaldım. "Ne istiyorsun benden?" Sakindim. Korkumdandı bu sakinlik, korktuğumdan ses çıkarmıyordum. Karanlıkta bile görebildiğim gözleri beni yavaşça süzdü ve çıplak bacaklarımda biraz fazla oyalandı. "Senden, seni istiyorum ve alacağım." Beş kelime. Beş berbat kelime. Sinem'in yaptığı şey aklıma yeni yeni oturuyordu. Bunu yapmış mıydı? Beş kuruş için beni satmış mıydı? Umarım seversiniz.
All Rights Reserved
#192
yaşfarki
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Mafyaymısmıs
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines