Ünlü polisiye yazarı Efsun Kara, kelimelerle dolu hayatının en sessiz dönemine girmişti. Aylar önce yaşadığı ayrılık yalnızca kalbini değil, kalemini de susturmuş; yeni kitabının ilk cümlesi bile bir türlü gelmemişti. Yazamadığı her gün artarken, bir gece gelen isimsiz bir mail bu sessizliği parçaladı.
"Yazamıyorsun, değil mi?"
Efsun önce önemsememişti. Sonuçta her gün yüzlerce mesaj alan tanınmış bir yazardı. Fakat kapısı çaldığında, açmadığı için ikinci bir mail aldığında, mailin sıradan bir okur mesajı olmadığı çok geçmeden ortaya çıktı.
"Kapıyı neden açmadın?"
Gönderen anonim kalmıştı.
Adres belirsizdi.
Ama karşısındaki kişi, Efsun hakkında olması gerekenden fazlasını biliyordu.
Onu izliyordu.
Onu takip ediyordu.
Ve Efsun'un yazamadığı yeni kitabının konusu olmayı teklif ederken, onu kendi karanlığına doğru çekiyordu.
Efsun, korku ve merak arasında sıkıştıkça, karşısındaki kişinin bir hayran mı yoksa bir avcı mı olduğunu adım adım anlamaya başladı. Çünkü o gece gelen mesaj yalnızca bir başlangıçtı.
Karanlık ona yazmıyordu artık, onun hikâyesini yazıyordu.
All Rights Reserved