Rusya'nın güçlü, köklü aileleri başında yer alan Karalev ailesinin tek kızı Veyra. Diplomatik zarafetin ardındaki karanlık bir dünyanın, babasının yönettiği "Beyaz Bölge" yeraltı imparatorluğunun gölgesinde büyüdü. Albino oluşu onu kar tanesi kadar eşsiz, fakat annesinin ölümüne sebep olduğu inancıyla babası tarafından nefret edilen bir figür yaptı.
Vertigo, onun için bir hastalık değil, sahip olduğu tek güzel hayatın, her an düşebilecek olmanın narinliğini temsil eden kişisel bir sığınaktır. Babası tarafından ailesinden sürgün edilerek başka bir şehre gönderilen Veyra, sevgisizlikten örülmüş bir duvarın arkasında büyüdü. Veyra'nın doğumunda annesini kaybetmesi, onu babasının gözünde nefretle büyüyen, sevgisiz bir sürgüne dönüştürmüştür. Ailesinden koparılmış bir gölge gibi büyür.
Diğer yanda, Rus-Türk kökenli, kendi ailesinin istenmeyen çocuk yüzüyle damgalanmış bir isim: Valerian Korolav. O da, babasının gözünde itilmiş, dışlanmış bir erkek çocuğu. Ülkesine dönerek kariyerini dünyanın savaş bölgelerinde, acıyı objektifine yansıtan bir fotoğrafçı olarak sürdürür.
Yıllarca süren sarsılmaz dostluk, Karalev ve Korolav ailelerinin arasında dönülmez bir ihanetle son buldu. Bu ihanet, iki aileyi ölüme ve kanlı bir savaşa sürükleyen bir düşmanlığa dönüştü. Şimdi bu savaşın bedelini ödeyecek olanlar, ne olup bittiğinden habersiz olan varislerdir: Veyra ve Valerian.
Onların bu kaderdeki yegâne ortak noktası, ailelerinin yarattığı felaketi tamamla , düşmanlıkları gizlenmek zorunda kalır ve mükemmel bir entrika oyunu başlar. İki varis, bilmedikleri bir mirasın ağırlığı altında, aşkın ve nefretin sınırında tehlikeli bir dansa sürüklenirler.
KARALEV-
Rastgele bir numaraya attığım o utanç verici mesajın, ölüm fermanım olacağını nereden bilebilirdim?
Bir doğruluk mu cesaret mi oyunu.
Masum, aptalca bir şaka.
Ve yanlış zamanda, yanlış kişiye giden o mesaj:
"Kırmızı tangamın nerede olduğunu hatırlamıyorum, dün gece sende mi kaldı?"
Ben sadece arkadaşlarımla eğlendiğimi sanıyordum. Ama mesajı attığım numaranın sahibi, tam o saatte cinayet işlemiş bir katildi. Ve daha kötüsü? O gece gerçekten birini öldürmüştü ve benim bu mesajımı, cinayeti gördüğüme dair bir şantaj sanmıştı.
Şimdi peşimde sadece utanç verici bir yanlış anlaşılma yok.
Peşimde; nefesimi kesmek, beni susturmak ve o "kırmızının" hesabını sormak isteyen bir adam var.
O, beni susturmak için her şeyi yapacak bir avcı.
Ben ise yanlışlıkla inine girmiş bir av.