Kırık Piksel

Kırık Piksel

  • WpView
    Reads 50,268
  • WpVote
    Votes 2,008
  • WpPart
    Parts 34
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Dec 16, 2025
WpInfo
Fiction
Romance
"Gündüzleri mahallenin hayaleti Ayaz. Geceleri şehrin en kirli sırrı Leo." Atlas, ona sahip olmak isteyen acımasız bir yeraltı prensi. Oğuz, ondan nefret ettiğini sanan korumacı bir mahalle abisi. İkisi de 'erkek' adamdı. İkisi de sınırları severdi. Ama ikisi de aynı çocuğun ekranı karşısında nefeslerini tutarken, o sınırların çoktan aşıldığını fark edemediler. Bir ekran. İki avcı. Ve piksellerin ardındaki sansürsüz gerçek. "Bana dokunamazsınız," dedi Ayaz, sesi buz gibiydi. "Sana dokunmayacağız," dedi Atlas, Oğuz'a kısa bir bakış atarak. "Seni parçalayacağız."
All Rights Reserved
#167
bxbxb
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines