MEKTUP
  • WpView
    Reads 124
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Dec 23, 2025
WpInfo
Fiction
Romance
❗️Dark Romandır❗️ Bir annenin son nefesinde yazdığı birkaç sayfa... Bir kız çocuğunun geleceğini taşıyan bir vasiyet... Ve sırların, ihanetlerin, kanla mühürlendiği karanlık bir dünya. Rüya, ölümün soğuk nefesini ensesinde hissettiği gece kaleme alır son sözlerini. Kızını, Ahsen'i, yıllar önce kopup gittiği en yakın dostu Duru Köklükaya'ya emanet eder. Çünkü geride bıraktığı tek gerçek, tek tehlike, tek düşman... Ahsen'in babası Fırat'tır. Küçük kız, Şanlıurfa'nın kavurucu karanlığından Rize'nin yağmurlu dağlarına doğru yola çıktığında, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağından habersizdir. Duru ise eline ulaşan mektubun her satırında eski dostunun gözyaşlarını, pişmanlıklarını ve korkularını hisseder. Ve o an karar verir: Bu kız korunacak... ne pahasına olursa olsun. Ve kader de onların imkansız bir aşk yolculuğu için yazılmaya başlar Duru Köklükaya Siyar Yiğitoğlu Daha iyi anlamanız için Tanıtım bölümünü okumanızı dileğiyle İyi okumalar... #1 Vasiyet (05.11.25) !Tüm Haklar Saklıdır!
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines