"Hayat, insanın yaşadığı değildir; hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır." - Gabriel García Márquez
1980'lerin İstanbul'u... Nizam; hayatı kurallar, saatler ve kusursuz denklemler üzerine kurulu bir adam. Füsun; anı yakalamaya aşık, kuralsız ve rengarenk bir fotoğrafçı.
Biri hayatı kontrol etmeye çalışırken, diğeri sadece yaşamayı seçmiş iki zıt kutup. Bir yağmur günü başlayan hikayeleri, onlara aşkın en güzel halini sunarken, zaman sessizce en büyük sınavını hazırlıyordu.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, sadece bir aşk hikayesi değil; unutuşa karşı verilmiş bir direnişin kaydıdır. Sayfaları çevirdikçe, mükemmel kurulan cümlelerin neden kısaldığını, inci gibi el yazısının neden titrediğini ve satır aralarına gizlenen o büyük korkuyu hissedeceksiniz.
All Rights Reserved