"Bazı vedalar o kadar zordur ki, zihin gitmemek için kendine bir sonsuzluk yaratır."
Ali, Mavi ve Yankı için hayat, Ege'nin ıssız bir koyunda, asla bitmeyen bir ağustos ikindisinden ibaretti. Saatlerin çalışmadığı, güneşin hep altın sarısı parladığı ve radyoda hep aynı şarkıların çaldığı kusursuz bir cennet...
Burada acı yoktu. Burada ayrılık yoktu. Burada zaman yoktu.
Ancak Ali, Yankı'nın gitar telinin asla kopmadığını, Mavi'nin teninin asla üşümediğini ve gökyüzündeki yıldızların "kopyala-yapıştır" yapılmış gibi durduğunu fark ettiğinde, bu cennetin duvarlarında çatlaklar oluşmaya başlar.
Kusursuzluğun altından sızan siyah kan, Ali'ye korkunç bir gerçeği fısıldamaktadır: Bu bir tatil değil. Bu bir veda. Ve uyanmak için, en çok sevdiği şeyi kendi elleriyle yok etmek zorundadır.
Ölümden önceki son 7 saniyeye ne kadar aşk sığdırabilirsiniz?
All Rights Reserved