HÜKÜMRAN: Kanın Sessizliği
"Bu şehirde gürültü çıkaranlar değil, sessizce öldürenler hükümdardır."
Ablası Elif, Hükümran Konağı'na bir gelin olarak girmiş; ancak bir kefenle çıkabilmişti. Alya için Mardin, artık sadece bir şehir değil, ablasının mezarıydı. Şimdi ise kendi celladının evine, elinde bir kutu dolusu sır ve kalbinde buz tutmuş bir intikamla geri dönüyordu.
Cihan Hükümran... Şehrin kanunu, sokağın korkusu ve ailesinin sarsılmaz lideri. Onun için kadınlar ya bir mülktü ya da bir zayıflık. Ama Alya, ne bir mülktü ne de bir zayıflık. O, Cihan'ın krallığını içeriden yıkmaya gelmiş en büyük tehditti.
Biri sessizliğin gücüne inanıyordu, diğeri ise sessizliği bozmaya... İki zeki oyuncu, tek bir taht ve dökülmesi gereken kanlar.
"Bazı piyonlar feda edilmek için değil, şahı devirmek için yaratılmıştır. Ve oyun, celladına aşık olduğunda değil; celladını diz çöktürdüğünde biter."