YAKAMOZ
  • WpView
    Leituras 2,029
  • WpVote
    Votos 131
  • WpPart
    Capítulos 91
WpMetadataReadConcluída sáb, mai 2, 2026
Gecenin karanlığında, Ural Kozan'ın arabası, ormanın içindeki o gizli kaleye, prensesine, ortağına, en büyük sırrına doğru yol alırken, İstanbul'un tepesinde görünmez bir çığ büyüyordu. Lavin Erçetin'in çığı. Ve bu çığ düştüğünde, altında kimlerin kalacağı artık belliydi. Haluk Soykan, o gece evine döndüğünde kasasındaki son paraları kontrol etti. Yetmiyordu. Kurtuluş yoktu. Tek çare kalmıştı. O gizemli kadınla, Lavin Erçetin'le her ne pahasına olursa olsun görüşmek. Gerekirse yalvarmak. Bilmiyordu ki, yalvaracağı kişi, öldü diye toprağa verdiği öz kızıydı. Ve Meyra Soykan, o gece piyanosunun başında, babasının bu çaresizliğini hissetmişçesine, en hüzünlü ve en sert notasını basıyordu hayata. Re minör. Ölümün ve intikamın tonu. Savaş resmen başlamıştı.
Todos os Direitos Reservados
#46
soykan
WpChevronRight
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • AZE
  • Abisinin Gülü | Texting
  • Capo'nun Gelini (+18)
  • EX'İM Mİ? / Text
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • MAHİ (Mahalle Hikâyesi)
  • Halısaha |texting
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • Cömert Abi / Texting
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo