Bazı vedalar vardır; ne gitmekle biter ne de kalmakla iyileşir. Güneş ve Çağrı için hayat, Artvin'in puslu dağlarında bir söğüt dalının gölgesinde, masum sözlerle başlamıştı. Ancak kaderin üzerine çekilen o kırmızı çizgi, her şeyi yarım bıraktı.
Yıllar sonra, biri hayat kurtarmaya yeminli bir doktor, diğeri ise ölümü göze almış yaralı bir asker olarak karşı karşıyalar. Aralarında altı yılın soğukluğu, verilmemiş hesaplar ve hiç iyileşmemiş yaralar var. Güneş, kendi elleriyle gömdüğü o geçmişten kaçmaya çalışırken; Çağrı, öfkesi bile yorgun düşmüş bakışlarıyla ona tek bir şeyi hatırlatıyor:
Nefes alıyorsan, hala hayattasındır. Ama nefesin seni unutmuşsa, ölüden farkın yoktur.
Geçmişin tozlu raflarında saklanan sırlar bir bir dökülürken, bir doktorun soğuk elleri sadece bir bedeni mi diriltecek, yoksa çoktan küle dönmüş bir aşkı mı?
All Rights Reserved