MİLAT
  • WpView
    Reads 32
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, May 26, 2026
Konfüçyüs, intikam yolculuğuna çıkmadan önce iki tane mezar kazın, biri kendiniz için olsun, demişti yüzyıllar öncesinde. Yüzyıllar sonrasında, takvimler milattan sonra 2018 yılını bulmuş iken, genç bir kadın kaç tane mezar kazacağını henüz kendisi bile bilmiyordu. İşe öncelikle kendi mezarını kazmak ile başlamıştı. Geçip giden günler kazdığı mezar sayısını arttıracaktı. Farkında bile değildi. İntikam yeminini çoktan etmişti. Tarihler 11 Şubat 2018'i gösterdiği gün, henüz Nazar Balkan için milat değildi, milattan öncesini yaşıyordu. 11 Şubat 2018 günü, ilk mezarını kazdı. Bu mezar kendisi içindi, hisleri içindi, içinde büyütüp beslediği aşkı içindi. O gün, intikam tohumları henüz rahme yeni düşmüş bir bebek kadar küçüktü. O gün, aşkın güçlü bir zehir olduğunu öğrenmişti. Panzehrinin ise, ruhuna 11 Şubat günü ekilen intikam olduğunu henüz öğrenmemişti. Günler akıp gitti, takvimler Şubat ayını tüketirken Nazar, milattan öncesini yaşıyordu. Aşkın panzehri olan intikamını aldığı gün ise Nazar Balkan için Milat olacaktı. Kazdığı mezarın dibini boylamazsa şayet...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Ederlezi
  • SANA DEĞER
  • SÖZDE EVLİ (SÖZDE Serisi 2 KİTAP OLACAK)
  • SINIRSIZ
  • Ateş ve Su
  • AKİS
  • Bilinmezlik Senfonisi: Kaçış (KİTAP OLDU)
  • PUSULA | Tamamlandı
  • MÜRİT
  • Kırmızı Anahtar
Ederlezi

"Sabaha kadar konuşmanın sabaha kadar sevişmekten daha tehlikeli olabileceğini kim tahmin ederdi ki? Her gece çiftliktekiler uyuduktan sonra Elif gizlice odama gelip yatağın diğer ucuna geçiyordu. Işıkları yakmayı hiç teklif etmemiştim, o da durumdan şikayetçi değildi. Binbir gece masallarındaki gibi karanlıkta başlayıp aydınlıkta son bulan gece buluşmalarıydı bunlar, ve nedense gizli kalmasını istemiştik. Oysa ortada gizlemeyi gerektirecek bir şey yoktu, onca gece yanımdaydı fakat elim onun eline bile değmemişti. Biz sadece konuşuyorduk... Sadece konuşuyorduk ve sanırım tüm sorun buydu. Belki konuşmak yerine sevişseydik bu kadar kök salmazdık birbirimize. Ben bile anlatacak bu kadar çok şey biriktirdiğimden habersizdim. Konu konuyu, kapı kapıyı açıyor ve konuştukça söylenecek daha fazla söz açığa çıkıyordu aramızda. Bazen attığımız kahkahalar duyulmasın diye ellerimizi ağzımıza kapatmak zorunda kalıyorduk. Bazense Elif mutfağa inip gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu ikimize. Biri duyar diye ekmeği bile sessizce böldüğüm, çocukluğumdan bile daha çocuk olduğum, hayatımda ilk kez bir kadının yüzünde kaybolduğum gecelerdi. Bir erkeğin neden binbir gece boyunca masal dinlemek isteyebileceğini ilk kez o gecelerde anladım. Ve tarihteki onca adamı eline kalem almaya iten, tüm bunları bana yazdıran şeyi ilk kez o gecelerde buldum. Bazen bir kahkahanın ortasında, bazen birbirine çarpan iki bakışta, bazense saçını kulağının arkasına sıkıştırmasını izlerken ansızın beliriveren o sızıyı... İçimdeki edebiyatı uyandıran bir ağrıydı bu. İnkâr edip kaçsam da, durup kapılsam da gözlerine bakarken hissettiğim gerçek hiç değişmiyordu. Elif bir Balkan ağıdı gibi göğsümde büyüyordu."

More details
WpActionLinkContent Guidelines