"Korku, anatomik bir kusurdur. Ve ben seni iyileştireceğim."
Dorian bir katil değil; o bir koleksiyoner. İnsanları isimleriyle ya da ruhlarıyla değil; kemik yapıları, kas lifleri ve nabız atışlarıyla tanıyor. Prag'ın gri ve kalabalık sokaklarında aradığı o "altın oran"ı bulduğunda, yapması gereken tek bir şey kalmıştı: Eserini koruma altına almak.
Elenor, kendini rutubet kokan bir yeraltı deposunda bulduğunda, bunun fidye için yapılmış sıradan bir kaçırılma olmadığını anlaması uzun sürmedi. Karşısındaki adam ondan bedenini istemiyordu; onu "düzeltmek", fazlalıklarından arındırmak ve kendi zihnindeki kusursuz heykele dönüştürmek istiyordu.
Ancak Dorian'ın hesaplayamadığı bir değişken vardı: Kusursuz bir anatomiye sahip olmak, kusursuz bir itaat anlamına gelmez.
Elenor hayatta kalmak için kurban rolünü reddedip, celladının dilini öğrenmeye başladığında oyunun kuralları değişecek. Neşter sanatçının elinden kayıp eserin eline geçtiğinde, bu senfoniyi kim yönetecek?
Avcı, avına şekil verdiğini sanırken; av, avcısına dönüşüyordu.
🩸 UYARI: Bu hikaye; psikolojik manipülasyon, anatomik şiddet, Stockholm sendromu benzeri durumlar, tıbbi detaylar ve grotesk unsurlar içermektedir. Hassas okuyucular için tetikleyici olabilir. Karakterlerin davranışları yazar tarafından onaylanmamakta, sadece kurgusal bir gerilim anlatılmaktadır.
Yazar: Junabix Claes
Tür: Psikolojik Gerilim / Korku / Dark Fiction
Tutti i diritti riservati