
Aynı duvara asılıydık; benim iplerim solgundu, onun derisi yıpranmış. Ben sessiz adımların, o sert vuruşların hatırasıydı. Işık her sabah önce bana vurur, sonra yavaşça ona kayardı; sanki hayat bile hangimizin daha kırık olduğuna karar veremiyordu. Ben düşmemeyi öğrenmiştim, o yere serilmeyi. Ve yine de, ikimiz de aynı şeyden yorulmuştuk: sevilmemekten. O gün ilk kez fark ettim... Bazı kalpler ringde kırılır, bazıları sahnede. Ama iyileşmek için her zaman iki el gerekir.All Rights Reserved
1 part