KARANLIKLARIN EFENDİSİ

KARANLIKLARIN EFENDİSİ

  • WpView
    LECTURAS 1,041
  • WpVote
    Votos 680
  • WpPart
    Partes 26
WpMetadataReadContenido adultoConcluida mar, mar 31, 2026
Hera, kim olduğunu hatırlamadan yaşayan bir kızdır. Geçmişi silinmiş, anıları elinden alınmıştır. İçinde açıklayamadığı bir boşluk, ait olamadığı bir dünya vardır. Karanlık ve aydınlık arasında bölünmüş krallıklarda, sessiz bir savaş sürerken Hera, hiç bilmediği bir kaderin içine çekilir. Tanıdık gelen bakışlar, güven veren insanlar ve cevaplanmayan sorular onu gerçeğe doğru sürükler. Unutulan anılar geri döndükçe, saklanan sırlar ortaya çıkar. Ve Hera, aslında sıradan biri olmadığını anlamaya başlar. Bu hikâye; kimliğini arayan bir kızın, kaderini hatırlayışının, karanlıkla aydınlık arasındaki dengeyi değiştiren bir yolculuğun hikâyesidir.
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • SİYAHIN BEYAZI
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • HER KİMSEN
  • Savcının ailesi (Gerçek ailem)
  • Aile Sırları
  • Kurbanlık Öküz
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Sözleşme
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  •  ABİLERİM Mİ?

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido