Yazım tarihi:02.05.2023
Paylaşım tarihi:02.07.2023 (iki kitabımda yayından kaldırışınca yeniden yazıyorum ve paylaşıyorum)
Tekrar paylaşım tarihi:05.01.2026
KANLA MÜHÜRLENEN SÖZ: BEŞİK KERTMESİ
"Geçmişin sustuğu yerde, silahlar konuşur; aşk ise en büyük savaştır."
Biri Mardin'in sert rüzgarlarını arkasına almış bir fırtına, diğeri ise İstanbul'un pırıltılı dünyasında kendi ayakları üzerinde duran bir ateşti.
Yirmi yedi yıl önce, iki düşman aşiret arasında barışın simgesi olarak kıyılan o beşik kertmesi, iki yıl sonra iki amcanın aynı anda tetiği çekmesiyle kanlı bir muammaya dönüşmüştü. Sırlarıyla birlikte toprağa giren iki adam, arkalarında bitmek bilmeyen bir kin ve kimsenin nedenini bilmediği bir nefret bıraktı.
Boran... Eski bir bordo bereli. Dağlardaki operasyonları bırakıp babasının ölümüyle "Doğu'nun Hükümdarı" olmak için doğduğu topraklara, Mardin'e dönen bir aşiret reisi. Kalbi, namlusu kadar soğuk ve disiplinli.
Nazlı... Dünyaca ünlü podyumların aranan moda tasarımcısı. Ancak zarif parmakları sadece iğne tutmayı değil, savunma sanatlarının en sert darbelerini indirmeyi de biliyor. Modern dünyanın ortasında, geçmişin prangalarından kaçtığını sanırken bir gece o karanlık gerçekle yüzleşti.
Şimdi töre yeniden konuşuyor. Yıllar önce yarım kalan barış, bugün iki yabancının mecburiyetiyle mühürleniyor. Bir yanda görev bilinciyle yanan Boran, diğer yanda özgürlüğünden vazgeçmemeye yeminli Nazlı.
Bir düğün, bir barış ve binlerce sır...
Kaderin tekrar bir araya getirdiği bu iki zıt ruh, amcalarının birbirini vurduğu o karanlık geceyi aydınlatabilecek mi? Yoksa bu evlilik, sönmekte olan düşmanlık ateşine atılan son odun mu olacak?
Savaşın gölgesinde yeşeren, nefretle yoğrulmuş tutkulu bir hikayeye hazır mısınız?
"Ve sen nazlı karım, benim hayatıma
Todos los derechos reservados