NAZ YARASI
Hırsın ve açgözlülüğün gözünü kör ettiği bir ağa...
Sözü kanun, hükmü kader olan bir adam...
Ve bu düzenin içinde ezilen, sessizce yaralanan bir genç kız...
Nazlı, ait olduğu toprağı arayan narin bir çiçekti. Kader, onu acının tam ortasına savurmuştu; yarası derindi, umudu ise neredeyse tükenmişti. Tam da her şeyin karanlığa gömüldüğü yerde, gücüyle olduğu kadar yüreğiyle de hükmeden bir ağa çıktı karşısına: Seyithan Dağlı.
Bazı yaralar vardır, zorla değil sevgiyle iyileşir.
Bazı sevdalar vardır, kaderi bile dize getirir.
Nazlı'nın yarası, Seyithan'ın kalbinde merhem bulurken; sevda, hiç olmadığı kadar güçlü, hiç olmadığı kadar gerçek bir hâl aldı.
Naz Yarası, acıyla yoğrulmuş bir kaderin, aşkla yeniden yazılışının hikâyesi...
Hikaye şahsıma aittir. Herhangi bir mecrada çalınıp yayınlandığı takdirde yasal işlem başlatılacaktır.