Story cover for Fa Bemol by humolya
Fa Bemol
  • WpView
    Reads 40
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
  • WpView
    Reads 40
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
Ongoing, First published Dec 24, 2025
"Fa Bemol aslında başkası olmak gibi"

Gözlerimi ne düşündüğünü kestiremediğim dumanlı bakışlarından ayırmadan sordum. 

"Yani değişmek mi?"

Kısa bir süre düşündükten sonra başını olumsuz anlamda salladı. 

"Değişen birşey yok aslında" dedi sonunda.
All Rights Reserved
Table of contents
Sign up to add Fa Bemol to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
Hayallerin Dönüşü... by gecenin_isigi
30 parts Ongoing
Eskiden hayalini kurduğu şeylerin birgün gerçek olabileceğini nereden bilebilirsin ki... Ev topuzu ve tavşanlı pijama takımımla çok mu kötüydüm acaba? -Kız böyle gitmeyi planlamıyorsun herhalde? Evet, buyurun; düşman iç sesim Şehnaz! Ne yapayım yani? Hem bu benim karşı komşum, illa ki pijamalarımla görecekler beni, niye değiştireyim ki? -Ne halin varsa gör ama düşünsene, taş gibi bir çocuk çıkıyormuş kapıya... Rezil olmak istemezsin, değil mi? Aynen aynen... İzmir'in ara sokaklarına, yakışıklı oğulları olan bir aile taşınacak. Kulağa bile tuhaf geliyor ve benim buna inanmamı istiyorsun.Bir git Allah aşkına ya! -Ay aman, fikir verende suç zaten! Nefes al, nefes ver... Evet, iyisin iyi. "Haydi Bismillah," diyerek kapıyı açıp bina koridoruna çıktım ve karşı komşunun kapısını çaldım. İlk çalışta açan olmayınca tekrar çaldım. Yok yani, küçücük evin koridoruna ulaşmak bu kadar mı zor? Zaten bileklerim kopacak, annem ne koyduysa bu tabaklara artık... Kendi kendime söylenirken kapı açıldı. Tepsiyi incelemeyi bırakıp kafamı kaldırdım. Hayır hayır! Olmamış ol, Olmamış ol... Şu an kapıda, Şehnaz'ın dediği kadar yakışıklı bir çocuk var! "Hey, sana diyorum?" Ulan, bölmek zorunda mısın ya? Ben şu an seninle olan üçüncü çocuğumun adını ne koysak diye düşünüyorum, senin yaptığına bak! "Ha, efendim?" diyerek mallık da yaptım tabii. "Siz geldiniz hanımefendi, buyurun?" Tamam dur, toparlıyorum... Annem, yemek, tepsi... Evet, evet tepsi! Tepsiyi uzatıp, kısık çıkan sesimle: "Annem gönderdi, afiyet olsun," dedim. "Ahahaha! Ver ver, şu ağzını da kapat istersen, sinek kaçacak." Ha? Yuh ama ya, yuh! "Ne ağzı, ne sineği be? Sana öyle gelmiş. Al şu tepsiyi artık, bak bileklerim kopacak az kaldı." Salaksın kızım sen salak! Far görmüş tavşan gibi kaldın, sanki hiç yakışıklı görmedin. "Evet, evet; kesinlikle öyle
İçimdeki Yabancı by Mavela
19 parts Ongoing
•"Hayat, sizi hiç acımasız bir yumrukla yere serip, nefesinizi ciğerlerinizden çalmayı denedi mi? •Peki... bir şafağa gözlerinizi açtığınızda, kendi ruhunuzun yabancı bir bedenin kafesine hapsolduğunu hayal edebilir misiniz?" Deniz'in titizlikle ördüğü hayat ağı, tek bir günün kıyametinde paramparça oldu. Ailesiyle paylaştığı o ılık yuva, düzenli yaşamının huzur veren rutini ve kalbinin atış sebebi olan büyük aşkı... Laboratuvarda infilak eden o lanetli kıvılcımın ardından, hepsi bir anda küle döndü. Kısa bir ışık cümbüşü, göğsü parçalayan bir patlama, ardından gelen yutucu bir karanlık... Gözlerini araladığında, aynada gördüğü çehre artık ona ait değildi. Yabancı bir yüzün hatları, yabancı bir sesin tınısı, ardında gölgeli, tekinsiz bir geçmiş... Ruhu, yerli yerinde bir mahkûm gibi duruyordu; ama teni, tamamen başka bir hikâyenin geçici kabuğuydu. Kendini güvende hissettiği tüm sığınakların bir bir sulara gömülüşü, Deniz'i kimliksizliğin dondurucu uçurumuna bıraktı. Üzerine çöken yeni bedenin anlaşılmaz ağırlığı, yabancı bir hayatın fırtınası ve damarlarında uğuldayan "Ben kimim ki şimdi?" sorusunun boğucu çığlığı, onu felç etti. Şimdi önünde, bıçak sırtı iki yol uzanıyordu: •Ya bu yeni benliği kabullenip alın yazısının prangalarına boyun eğecek, •Ya da tüm geri dönülmez sonuçları göze alarak çalıntı hayatının iplerini geri almaya çalışacaktı. Fakat hangi yoldan ilerlerse ilerlesin... Orayı, zamanın bile silemediği derin yaralar, vicdanı sarsan hakikatler ve varlığını kökünden değiştirecek ölümcül, gömülü bir sır bekliyordu.
You may also like
Slide 1 of 10
Hayallerin Dönüşü... cover
İçimdeki Yabancı cover
İNTİKAM cover
Çalıkuşu cover
Hz.Muhammed'in 40 Hadis'i cover
SON YAZGI  cover
Kırık Kürsü cover
asansördeki Ceset cover
ALTIN HANÇER cover
Disiplin Merkezi cover

Hayallerin Dönüşü...

30 parts Ongoing

Eskiden hayalini kurduğu şeylerin birgün gerçek olabileceğini nereden bilebilirsin ki... Ev topuzu ve tavşanlı pijama takımımla çok mu kötüydüm acaba? -Kız böyle gitmeyi planlamıyorsun herhalde? Evet, buyurun; düşman iç sesim Şehnaz! Ne yapayım yani? Hem bu benim karşı komşum, illa ki pijamalarımla görecekler beni, niye değiştireyim ki? -Ne halin varsa gör ama düşünsene, taş gibi bir çocuk çıkıyormuş kapıya... Rezil olmak istemezsin, değil mi? Aynen aynen... İzmir'in ara sokaklarına, yakışıklı oğulları olan bir aile taşınacak. Kulağa bile tuhaf geliyor ve benim buna inanmamı istiyorsun.Bir git Allah aşkına ya! -Ay aman, fikir verende suç zaten! Nefes al, nefes ver... Evet, iyisin iyi. "Haydi Bismillah," diyerek kapıyı açıp bina koridoruna çıktım ve karşı komşunun kapısını çaldım. İlk çalışta açan olmayınca tekrar çaldım. Yok yani, küçücük evin koridoruna ulaşmak bu kadar mı zor? Zaten bileklerim kopacak, annem ne koyduysa bu tabaklara artık... Kendi kendime söylenirken kapı açıldı. Tepsiyi incelemeyi bırakıp kafamı kaldırdım. Hayır hayır! Olmamış ol, Olmamış ol... Şu an kapıda, Şehnaz'ın dediği kadar yakışıklı bir çocuk var! "Hey, sana diyorum?" Ulan, bölmek zorunda mısın ya? Ben şu an seninle olan üçüncü çocuğumun adını ne koysak diye düşünüyorum, senin yaptığına bak! "Ha, efendim?" diyerek mallık da yaptım tabii. "Siz geldiniz hanımefendi, buyurun?" Tamam dur, toparlıyorum... Annem, yemek, tepsi... Evet, evet tepsi! Tepsiyi uzatıp, kısık çıkan sesimle: "Annem gönderdi, afiyet olsun," dedim. "Ahahaha! Ver ver, şu ağzını da kapat istersen, sinek kaçacak." Ha? Yuh ama ya, yuh! "Ne ağzı, ne sineği be? Sana öyle gelmiş. Al şu tepsiyi artık, bak bileklerim kopacak az kaldı." Salaksın kızım sen salak! Far görmüş tavşan gibi kaldın, sanki hiç yakışıklı görmedin. "Evet, evet; kesinlikle öyle