Bazı çocuklar büyür.
Bazıları ise hayatta kalmak zorunda kalır.
Amerika'da başlayan bir çocukluk, Türkiye'de kapalı kapılar ardında sona erer. Kız ya da erkek fark etmeksizin ailelerinden alınan Türk çocuklar, sert kuralların ve sessiz emirlerin hüküm sürdüğü bir eğitime mahkûm edilir.
Yasemin Alaca Demirhan için bu yer yalnızca soğuk bir bina değildir; insanın içini donduran bir sınavdır. Güvenmenin zayıflık, sevmenin tehlike sayıldığı bir dünyada, tek sığınağı Barkın olur. Bir gülümseme, bir kelime... "Alaca'm."
Ama burada hiçbir bağ cezasız kalmaz.
Zamanla eğitim sertleşir, çocukluk silinir, isimler görevlerle yer değiştirir. Yasemin, hayatta kalmak için kırılması gereken şeyin kalbi olduğunu fark ettiğinde artık geri dönüş yoktur.
Yasemin, masumiyetin nasıl sessizce yok edildiğini, bazı sözlerin neden unutulmak zorunda kaldığını ve bir çocuğun nasıl bir silaha dönüştürüldüğünü anlatan çarpıcı bir hikâye.
Çünkü bazı güzel günler, yalnızca hatırlanmak içindir.
"Ölülerle yaşamayı zaten hepimiz biliyoruz."