
Bir kadının yanarsa nasıl yakacağını, ölürse nasıl Azrail olacağını kanıtlamıştım. Pekâla beni intikam için kaçıran kocamın, herşeyin planımın bir parçası olması hiç de sıradışı değildi. Yeraltının diğer gizli liderinin azılı düşmanının yanındaki "masum karısı" olmak sandığından çok daha kolaydı. Şimdi ise kaçırdığım kocam ile ilgilenecektim. Tok adımlarım beton zeminde yankılandı. Deponun ağır nem kokusu genzimi yakarken, ortada dizlerinin üzerinde elleri arkadan bağlanmış halde yeraltının en güçlü lideri namıdeğer SUR durması keyif verdi.Yeraltının en güçlü iki liderinden biri herkesin anarken titrediği adama diz çöktürmüştüm.Gözleri bağlıydı ama duruşu hâlâ dimdikti. Burada olmayı bir kadının gücünü küçümsemesine borçluydu. Ve beni. Sadece onun sakin nefesi ve adımlarımın yankısı vardı. Önünde durduğumda çenesini hafifçe kaldırdı. "Kimsin ?Beni böyle korkutacağını mı sanıyorsun lan gavat!" Sesi sert ve öfkeliydi ama korku sezmemiştim. Gülümsedim ve ellerim yavaşça gözlerindeki bandaja gitti. Kumaşı çözerken yüzüne biraz daha yaklaştım. Bandaj düştü ve gözleri anında bana kilitlendi. Diz çöküp yüzümüzü eşitledim . Sakin ama alaycı bir tonla konuştum. "Kendi karına böyle hitap etmek yakışmadı. Pardon yeraltının gizli en güçlü liderine Azrail'e." Bakışları bir saniyeliğine gözlerimde dolaştı. Çıkış arıyordu hiç böyle afalladığını hissetmemişti bu nasıl olurdu? Parmağımla çenesini hafifçe yukarı kaldırdım. Bu kadarını beklemezdi her saniyesinin planlı olan adamın böyle bir hata yapması beklenmezdi. "Demek öyle" dedi kısık bir sesle. "Beni kendi oyunumla mı vurdun?" Gülümsedim. "Hayır sevgilim sen oyunu kurduğunu sanarken ben tahtayı değiştiriyordum." Yeraltını yıkacak ve ailesinin intikamını alıcaktıAll Rights Reserved