BİZE AYNADAN BAK GxG
"Dila, lütfen... Rica ediyorum, yapma."
Dila, Defne'yi kollarının arasından ayırdı, iki eliyle onun yanaklarını tuttu. Defne'nin ürkek, ağlamaklı gözlerine yalvarır gibi baktı ve başını iki yana salladı. Yüzünde korkuyla karışık, umutlu bir tebessüm vardı.
"Neyi yapmayayım, Defne?.. Yapılmayacak ne kaldı ki artık? Defne, ben de sana yalvarıyorum..."
Ellerini dudaklarına götürüp içtenlikle öptü.
"Sevgilim... Ne olur, artık bitir bu kaçışı. Kaçacak yer mi kaldı, Defne? Neyin ardına saklanıyorsun hâlâ?.. Her şey apaçık. Saklanacak bir köşe, sığınılacak bir gölge bile kalmadı. Üzerimize çektiğimiz bütün örtüleri kendimiz sıyırıp attık. Şimdi karşı karşıyayız, Defnem. Birbirimize bakıyoruz... Olduğumuz hâlimizle. Tüm çıplaklığımızla." dedi.
Yanağına uzanıp yeniden öptü.
Defne artık ağlıyordu. Bu durumu kabul edemiyordu. Başını yana eğmiş, her şeyin yeniden eskisi gibi olmasını bekleyen bir umutla, çaresizce Dila'ya bakıyordu.
"Dila, konuşmayalım, ne olur... Hiçbir şey konuşma. Ben... Duymak istemiyorum, ne olur."
Dila bu kez Defne'nin ellerini kendi yanaklarının üzerine koydu. O da ağlamaya başlamıştı ama onun gözyaşlarında bir umut vardı.
"Defne, ben seni seviyorum... Seni seviyorum. Deli gibi seviyorum. Her şeyini, her yerini seviyorum, sevgilim..." dedi.
Defne bakışlarını kaçırdı. Gelecek itirafa hazır olmadığını belli eden bir sesle:
"Dila, lütfen..." diyebildi.
Ama devamını getiremedi.
Dila, diline dökülmediği için içini paramparça eden o sözleri nihayet kelimelere döktü.
"Sana aşığım ben... Sana delicesine aşığım."
"Duygularından kaçamazsın; çünkü gittiğin her yere onları da götürürsün."
Hikayemde kadın kadına bir aşk işlenecektir.
Yetişkinler için uygundur