Hayatının en iyi rolünü oynadığını sanıyordu.
Ama sahne, bir anda gerçeğe dönüştü.
Kadir, hasta annesi ve kız kardeşi için boğaz tokluğuna çalışan, sıradan bir mahalle çocuğuydu. Hayatı büyük hayallerden değil, küçük hesaplardan ibaretti: bakkal borcu, kira günü, annesinin ilaç parası, kardeşinin okul masrafları, bitmeyen sorumluluklar. Onun dünyasındaki en büyük gerilim, ay sonunu getirip getiremeyeceğiydi.
Ta ki yaşadığı mahalleye bir film seti kurulana kadar.
Ucuz bir figüranlık, siyah bir takım elbise ve "Şahin" adı verilen geçici bir rol.
Bir saat. Bin lira.
Fazla soru sormaya gerek yoktu.
Her şey basitti.
siyah bir araba, Kadir'i ait olmadığı bir karanlığın içine sürükleyene kadar.
O andan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Artık Kadir sadece bir figüran değildi. Kameralar yoktu, replikler yazılı değildi ve bu sahnede "kestik" diyecek kimse yoktu.
Karanlığın içinden beliren siluet, ağır adımlarla yaklaştı. Belindeki silahın metalik ışıltısı karanlıkta kısa bir an parladı. Adam, silahı kabzasından çekip çıkardı.
Kadir, soğuk metalin tenine değdiğini hissettiği anda gözlerini kapattı.
Ardından o cümle geldi:
"Nihayet tanıştık, Şahin efendi."
Bu figüran, yeraltı dünyasının kayıp veliahtı mıydı?
Yoksa sadece yanlış zamanda, yanlış kostümü giymiş bir zavallı mı?
Kim bilir.. Ama bir şey kesin: bu dünyada figüranlar sadece rolleriyle oynar.
Kimi hayatta kalır, kimi başkalarının rollerini çalar.
Ve hepsi, siyah ve absürt bir sahnede, tehlike ile komedinin tam ortasında.
Figüran - Tehlike, karanlık ve absürtlüğün kesiştiği yerde.
🌪️ BİR KIZIN GÖZYAŞLARI, BİR KARADENİZ İMPARATORLUĞU'NU NASIL YIKAR?
Karadeniz'in en güçlü soyadı Dalkıran, on altı yıldır bir sırrı, bir ihaneti ve bir terk edilmişliği gölgelerin ardına saklıyordu. Ama yaz güneşi, İstanbul'un arka sokaklarında gizlenen o acı gerçeği, Cemre'yi, bulup çıkaracaktır.
"Bütün bunlar yetmezmiş gibi, benim abilerim de varmış. Kardeşleri yetimhaneye düşerken, bir kul bile arayıp sormadı! Ben onların kardeşiyim ya! İnsan kendi kanından olana bunu yapar mı? En zor vaktimde yanımda yoktunuz ya, bir daha gelmeyin!"
Sıradan bir genç kız mı, yoksa Dalkıran ailesini içeriden patlatacak Karadeniz'in Hırçın Kanı mı?
Dalkıran Konağı'nın kalın duvarları ardındaki sır ne? Hakan'ın, Yusuf'u elinde tuttuğu o karanlık tehdit ne? Ve Rüzgar, hem abisine hem de babasına karşı gelip, kalbini kızı korumak için kullanabilecek mi?
Haziran'da başlayan bu fırtına, sadece bir kızı değil, koskoca bir holdingi yerle bir edecek.
Nefretin Tohumları, Vicdanın Çatlaklarında Yeşerecek. Çok Yakında...